Toplantı, saat 17:00’de başladı ve heyet, Öcalan’ın mesajını paylaşmadan önce Öcalan’ın yıllar sonra çekilen ilk fotoğrafı ekrana yansıtıldı. Fotoğrafta, Öcalan’ın yanı sıra heyetten Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, Ahmet Türk, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol yer aldı. Bu kare, mesajın ağırlığını bir kat daha artırdı. Öcalan’ın çağrısı, Ahmet Türk tarafından Kürtçe, Pervin Buldan tarafından Türkçe okundu; aynı zamanda Arapça ve İngilizce çevirileriyle uluslararası kamuoyuna ulaştırıldı.
Sırrı Süreyya Önder’den Duygusal Açılış
Toplantının açılış konuşmasını yapan Sırrı Süreyya Önder, barışın Türkiye’deki tüm kesimler için bir umut olduğunu vurguladı. “Aydınlar, sanatçılar, özellikle Barış Akademisyenleri ve aşından edilen bilim emekçileri… Bu barışta sizin payınız yadsınamaz” diyen Önder, duygusal bir atmosfer yarattı. “Bu ülkenin tüm evlatlarını, bu kaotik süreçte hayatını kaybeden gençlerimizi ayırt etmeden saygıyla anıyoruz. Annelere evlat, evlatlara kardeş olacağız. Bir daha böyle günler yaşanmasın diye söz veriyoruz” sözleri, salonda alkışlarla karşılandı. Önder, CNN Türk’e gönderme yaparak, “1,5 sayfa diyorlardı, 3 sayfa oldu mektup. Sizi yalancı çıkardığımız için üzgün değiliz” diyerek gülümsemelere neden oldu. “Barış filizini yeşertmeye gittik. Filiz kütükten güçlüdür. Bu umudu büyüteceğiz” diyerek teşekkürlerini sundu ve sözü Öcalan’ın mesajına bıraktı.
Öcalan’ın Çağrısı: “Barış ve Demokrasi Zamanı”
Öcalan’ın yazılı açıklaması, Türkiye’nin geçmişine ve geleceğine dair çarpıcı tespitlerle doluydu. “PKK, 20. yüzyılın şiddet dolu ortamında, Kürt realitesinin inkarı ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla doğdu” diyen Öcalan, örgütün reel-sosyalizmin çöküşü ve Türkiye’deki gelişmelerle “anlam yoksunluğuna” düştüğünü belirtti. “PKK ömrünü tamamlamış, feshini gerekli kılmıştır” ifadesi, salonda derin bir sessizlik yarattı.
Öcalan, Türk-Kürt ilişkilerinin bin yıllık ittifakına vurgu yaparak, “Kapitalist modernite bu bağı parçalamayı hedefledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle kalıcı olur” dedi. “Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. PKK’nin güç bulması, demokratik siyasetin kapalı olmasından kaynaklandı” diyerek, aşırı milliyetçi çözümlerin yetersizliğini savundu. “Kimliklere saygı ve özgürce örgütlenme, ancak demokratik bir alanla mümkündür” sözleriyle barışın temelini çizdi.
“Silahlar Bırakılsın” Çağrısı ve Tarihi Sorumluluk
Mesajın en çarpıcı bölümü, Öcalan’ın silah bırakma çağrısıydı: “Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın iradesi ve diğer siyasi partilerin olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde, silah bırakma çağrısında bulunuyorum. Tüm gruplar silah bırakmalı, PKK kendini feshetmelidir. Bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.” Öcalan, PKK’ya “kongrenizi toplayın ve devletle bütünleşme için karar alın” diyerek net bir yol haritası sundu. “Ortak yaşama inanan herkese selamlarımı iletirim” sözleriyle mesajını tamamladı.
Abdullah Öcalan'ın Çağrısı
Abdullah Öcalan'ın çağrısı Kürtçe ve Türkçe olarak paylaşıldı. Çağrıyı, Ahmet Türk Kürtçe, Pervin Buldan ise Türkçe olarak okudu.
İŞTE ÖCALAN'IN MESAJININ TAM METNİ
"PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk İlişkileri
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.
Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.
Demokratik Toplum İhtiyacı
Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.
Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.
Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.
Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı ve Demokrasi
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.
Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Silah Bırakma Çağrısı
Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.
Selamlar
Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."