ABD'den SDG'ye uyarı! "Amacınız sona erdi, Şam'a entegre olun"
Yayın Tarihi: 20.01.2026 - 23:18
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsatın Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin geçiş sürecinde yattığını söyledi. Barrack, SDG’nin Suriye'de DAEŞ'ye yönelik işlevinin büyük ölçüde sona erdiğini de kaydetti.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, terör örgütü YPG/ SDG ile Suriye hükümeti arasında Haseke kentinin idari ve askeri olarak merkezi hükümete entegrasyonu konusunda varılan mutabakatın ardından açıklamada bulundu.
Barrack, "Şu anda Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsat, Devlet Başkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetimindeki Esad sonrası geçiş sürecinde yatmaktadır" ifadelerini kullanarak, yeni hükümetin Kürtler için vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyonu konusunda bir yol sunduğunu ifade etti. Barrack, "Bu haklar, birçok Kürt'ün vatansızlık, dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılığa maruz kaldığı Beşar Esad rejimi altında uzun süredir reddedilmekteydi" dedi.
“SDG'NİN AMACI BÜYÜK ÖLÇÜDE SONA ERMİŞTİR”
ABD’nin Suriye’deki varlığının öncelikle terör örgütü DAEŞ’e karşı operasyonlar olduğunu ifade eden Barrack, SDG’nin 2019 yılına kadar DAEŞ’e karşı etkili bir ortak olduğunu ancak söz konusu dönemde ortaklık kurulabilecek işlevsel bir merkezi Suriye devleti olmadığına dikkat çekti. Barrack, söz konusu dönemde devrik lider Beşar Esad rejiminin zayıfladığını ve İran ve Rusya ile ittifakları nedeniyle DAEŞ’e karşı geçerli ortak olamayacak durumda olduğunu belirtti.
Devlet Başkanı Ahmed Şara liderliğinde kurulan yeni yönetim ile Suriye’de durumun tamamen değiştiğine dikkat çeken Barrack, "Bugün, durum temelden değişmiştir. Suriye artık, DAEŞ’i yenmek için Küresel Koalisyon'a katılan, batıya yöneldiğini ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir. Bu durum, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştirmiştir. Şam artık DAEŞ’in gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve hazır olduğundan, SDG'nin sahadaki başlıca DAEŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir" dedi.
"ABD'NİN UZUN VADELİ ASKERİ VARLIK KONUSUNDA HİÇBİR ÇIKARI YOK"
ABD’nin SDG’nin rolünün uzatmak yerine yeni hükümete entegrasyonunu desteklediğini ifade eden Barrack, "18 Ocak'ta imzalanan bir entegrasyon anlaşmasını güvence altına almak ve zamanında ve barışçıl bir şekilde uygulanması için net bir yol haritası belirlemek üzere Suriye hükümeti ve SDG liderliği ile kapsamlı görüşmeler yaptık. Anlaşma, SDG savaşçılarını ulusal orduya entegre ediyor, önemli altyapılar devrediyor ve DEAŞ hapishaneleri ve kamplarının kontrolünü Şam'a devrediyor. ABD'nin uzun vadeli askeri varlık konusunda hiçbir çıkarı yok. DAEŞ kalıntılarını yenilgiye uğratmayı, uzlaşmayı desteklemeyi ve ayrılıkçılığı veya federalizmi onaylamadan ulusal birliği ilerletmeyi önceliklendiriyor" dedi.
"ENTEGRASYON YARI ÖZERKLİĞİN ÇOK ÖTESİNDE HAKLAR SUNMAKTADIR"
Suriye’nin yeni hükümetinin Kürtler için eşsiz bir fırsat oluşturduğunu vurgulayan Barrack, "Yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları, Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması ve yönetişime katılım gibi, SDG'nin iç savaş kaosunda sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde haklar sunmaktadır" dedi.
Kırılgan ateşkes ortamı gibi riskler devam etse de ABD’nin Kürtlerin haklarının korunması ve DAEŞ’e karşı işbirliği için baskı yaptığına dikkat çeken Barrack, "Alternatif olan uzun süreli ayrılık, istikrarsızlığa veya DAEŞ’in yeniden dirilişine yol açabilir. ABD diplomasisi tarafından desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için şimdiye kadarki en güçlü şansı temsil ediyor" dedi.
Suriye'de ABD’nin odaklandığı konulara değinen Barrack, "Şu anda SDG tarafından korunan DAEŞ tutuklularının bulunduğu cezaevi tesislerinin güvenliğini sağlamak, SDG ile Suriye hükümeti arasında görüşmeleri kolaylaştırarak SDG'nin barışçıl bir şekilde entegrasyonunu ve Suriye'nin Kürt nüfusunun tarihi bir tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesini sağlamak" dedi.