İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantılarına ilişkin yeni iddiaların ardından İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti.
"DAHA FAZLA UTANÇ YARATRMAK İSTEMİYORUM"
Eski Kabine Bakanı ve Büyükelçi Mandelson, İşçi Partisi Genel Sekreteri'ne gönderdiği istifa mektubunda, Epstein ile bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle "daha fazla utanç yaratmak istemediğini" belirterek, parti üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.
Peter Mandelson, mektubunda, "20 yıl önce bana yapıldığı iddia edilen ve hatırlamadığım ya da kaydını tutmadığım mali ödemelere ilişkin, doğru olduğuna inanmadığım suçlamalarla yeniden ilişkilendirildim. Bunların tarafımca araştırılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Lord Peter Mandelson'un Epstein dosyasındaki fotoğrafları
"ÖZÜR DİLİYORUM"
Bu süreçte İşçi Partisi'ne zarar vermek istemediğine işaret eden Mandelson, bu nedenle parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Mandelson, şunları kaydetti:"Sesleri çok daha önce duyulması gereken kadınlar ve kız çocukları için bir kez daha özür dilemek istiyorum."
EPSTEİN'IN MANDELSON'A 75 BİN DOLAR ÖDEME YAPTIĞINA DAİR KAYITLAR YER ALDI
ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma günü yayımlanan yeni belgelerde, Epstein'ın 2003 ve 2004'te Mandelson'a üç ayrı işlemle toplam 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer almıştı. Belgelerde her biri 25 bin dolarlık bu ödemelerin Epstein'a ait banka hesaplarından gönderildiği öne sürülmüştü.
Mandelson, yeni belgelerin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bunların doğruluğundan emin olmadığını belirterek, Epstein'ı tanımış olmaktan ve onun 2008'deki mahkumiyetinin ardından aralarındaki ilişkiyi sürdürmüş olmaktan dolayı pişmanlık duyduğunu bildirmişti. Mandelson, mağdurlardan "kayıtsız şartsız özür dilediğini" ifade etmişti.
KENYA VE PAKİSTAN'DA GÖREV YAPTI
Diplomasi kariyerine 1997'de başlayan Turner, farklı görevlerde bulunduktan sonra 2007'de eski Başbakan Gordon Brown'ın Orta Doğu Özel Sekreterliğini üstlenmişti.
Devamında Nairobi Büyükelçiliği yaptıktan sonra eski Başbakan Theresa May'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcılığı ve Uluslararası İlişkiler Danışmanı olarak görev yapan Turner, 2019'da İslamabad Büyükelçisi olmuştu.
Pakistan'daki görevi 2023'te biten Turner, Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü olarak görev yaparken Ekim 2025'te İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi olarak atanmış ancak bu göreve başlamamıştı.
EPSTEİN'E "EN İYİ DOSTUM" DİYE HİTAP ETMİŞTİ
ABD'de 9 Eylül 2025'te ortaya çıkan yazışmalarda, İngiltere'nin Washington Büyükelçiliğine Şubat 2025'te başlayan Peter Mandelson'ın Epstein'a, "En iyi dostum" diye hitap ettiği ortaya çıkmıştı.
Mandelson'ın Epstein'a gönderdiği doğum günü mesajında, "Gelsin diye saatlerce beklerdiniz. Çoğu zaman etrafınızda olduğuna alıştığınızda birden yine yalnız kalırdınız. Onun yerine eğlendirmeniz gereken bazı ilginç arkadaşlarıyla baş başa kalırdınız." ifadeleri yer almıştı.
Başbakan Keir Starmer, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Epstein ile ilişkisi ortaya çıkan Mandelson'ı 11 Eylül 2025'te görevden almıştı.

NE OLMUŞTU?
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında, Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.