A+ A-
Yorum
10

Hukukçular: ABD’nin Maduro operasyonu uluslararası hukuka aykırı

Yayın Tarihi: 04.01.2026 - 15:10
Hukukçular, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu, toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarının ihlal edildiğini belirtti.
Kaynak:F5HABER

ABD’nin Venezuela’ya saldırıp devlet başkanı Nicolas Maduro ve eşini başkent Karakas’taki Başkanlık Sarayı’ndan kaçırması dünya gündemini sarstı. Gelişmeleri T24’e değerlendiren hukukçular, ABD’nin müdahalesinin uluslararası hukuk mevzuatına aykırı olduğunu söyledi. Ceza Hukukçusu ve Akademisyen Prof. Dr. Adem Sözüer, “Maduro gibi otoriter rejim uygulamacılarından hukuken hesap sorulması ancak o ülkelerin vatandaşları ve makamları tarafından yapılabilir. Bir devlet kendi mevzuatına göre, başka bir devlet başkanı hakkında yakalama kararı verip, bunu uygulamak üzere o devletin topraklarında operasyon yapıp, devlet başkanına karşı zor kullanamaz. Venezuela Devlet başkanına yönelik kaçırma fiili, uluslararası nitelikte bir suçtur” dedi. Uluslararası Hukuk Profesörü Funda Keskin Ata ise, “Maduro bir diktatör, seçimi kaybettiği halde sonucu kabul etmedi, kendi iktidarını sürdürdü, bunlar doğru ancak bütün bunlar dışarıdan bir devletin gelip bu kişiyi alıp götürmesini haklı çıkaracak nedenler değil. Bir devletin topraklarına girip, böyle bir müdahalede bulunduğunuzda o devletin toprak bütünlüğünü ve egemenlik haklarını ihlal etmiş oluyorsunuz. Bu konunun uluslararası mevzuat açısından tartışılacak bir yanı yoktur” diye konuştu.

“BM Sözleşmesi’ndeki kuvvet kullanma yasağı da ihlal edildi”
ABD’nin Venezuela’ya saldırıp Başkan Maduro ve eşi Cilia Maduro’yu kaçırması ve yargılanacaklarını açıklamasının yankıları sürerken, yaşananların hukuki boyutu da tartışma konusu oldu. Gelişmeleri T24’e değerlendiren Ceza Hukukçusu ve Akademisyen Prof. Dr. Adem Sözüer, “ortada bir devlet başkanını, başka bir devletin saldırısı ile gerçekleşen, bir kaçırma ve özgürlükten yoksun bırakma fiili” olduğuna vurgu yaparak, “Bu tür fiiller hiç tartışmasız uluslararası ceza hukukuna göre suçtur. Ayrıca Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ndeki kuvvet kullanma yasağı da ihlal edilmiştir” dedi. Sözüer şunları kaydetti:

“Meşru savunma koşulları olmadığı sürece, bir devlet başka bir devlete yönelik kuvvet kullanamaz. Diğer yandan devlet başkanlarına uluslararası hukuk tarafından da dokunulmazlık tanınmıştır. Bir devlet kendi mevzuatına göre, başka bir devlet başkanı hakkında yakalama kararı verip, bunu uygulamak üzere o devletin topraklarında operasyon yapıp, devlet başkanına karşı zor kullanamaz. Bu nedenle Venezuela Devlet başkanına yönelik kaçırma fiili, uluslararası nitelikte bir suçtur.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulabilir
Bu tür uluslararası suçları soruşturacak ve kovuşturacak makamlar olan Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi var. Nitekim Gazze’de Filistinlilere yönelik imha saldırılarının soykırım suçu oluşturduğu gerekçesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi İsrail Devlet Başkanı Binyamin Netanyahu hakkında yakalama kararı vermiştir. Ancak bu kararı maalesef Avrupa devletlerince dahi göz ardı edilmiştir. Venezuela da Uluslararası Ceza Mahkemesinin tarafı olan bir ülkedir, o nedenle başta kendi devlet başkanına olmak üzere ülkesine yönelik saldırılara karşı uluslararası ceza mahkemesine başvurabilir. Ancak Venezuela'da bundan sonra nasıl bir yönetim olur ve böyle bir başvuru yapılır mı bunu kestirmek güç..

“Maduro gibilere hesabı kendi halkı ve yargı makamları sorar”
Maduro gibi otoriter rejim uygulamacılarından hukuken hesap sorulması, ancak o ülkelerin vatandaşları ve yargı makamları tarafından yapılabilir. Eğer insanlığa karşı bir suç veya savaş suçu gibi uluslararası suçlar söz konusu olursa bu durumda BM Uluslararası Adalet Divanı veya Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi devreye girer. Bunların dışında "uyuşturucu terörizmi" gibi gerekçelerle bir devlet başkanı ve eşini kaçırmak Uluslarası Ceza Hukuku bakımından suçtur.

“Toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliği ihlal edildi”
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası Hukuk Profesörü Funda Keskin Ata ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yaşananlar elbette uluslararası hukuka uygun değil. Maduro ülke içinde yaptıkları belli bir diktatör evet, son seçimi kaybettiği halde kabul etmedi ve ben kazandım dedi. Kendi iktidarında, kendi iktidarını sürdürme kolaylığına ve gücüne sahipti. Seçim sonucunu tanımadı. Bütün bunlar doğru ama bunlar dışarıdan bir devletin gelip bu kişiyi alıp götürmesini haklı çıkaracak şeyler değil. Sonuçta bir devletin topraklarına girip böyle bir müdahalede bulunduğunuzda o devletin toprak bütünlüğünü ve egemenlik haklarını ihlal etmiş oluyorsunuz. Dolayısıyla Venezuella’nın toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin ihlali söz konusu.

“Tartışılacak bir yanı yok”
Trump’ın açıklamasını da izledim. ABD, bunu kendi ülkesindeki yargılama sürecine bağlıyor. ABD’nin iç hukuku kapsamında alınan karar uyarınca Maduro ancak ABD’ye giremez ya da ABD yetki alanındaki bir yere girerse alınabilir. Augusto Pinochet’in yargılanmasında olduğu gibi insanlığa karşı suçlar gibi bazı suçlarda bu mümkün. Belki benzer iddialar Maduro için de söylenebilir çünkü o da siyasi muhaliflerini hapse attı, işkence yaptı... Ancak her ne olursa olsun bu o ülkenin topraklarından alınıp götürülebilmesini haklı çıkaramaz. Yaşananların uluslararası hukuk açısından tartışılacak bir yanı yok, tamamen mevzuata aykırı bir durum var.

 

Trump açıklamasında ülkeyi bundan sonra kendilerinin yöneteceğine dair beyanlarda da bulundu. Bunların hiç biri uluslararası hukuk yönünden kabul edilebilecek şeyler değil. Her devletin kendi ülkesi üzerinde egemenliği var, bunlar ancak o ülkenin halkının karar vereceği konulardır."

Etiketler