SON DAKİKA

Haber > Dünya > Siyasal Hristiyanlıkta kılıçlar çekildi..Trump, Biden’ı dinsiz ilan etti

Siyasal Hristiyanlıkta kılıçlar çekildi..Trump, Biden’ı dinsiz ilan etti

19 October 2020 Monday - 11:54

Evangelistler bir kez daha ABD seçimlerini belirler mi? bugünlerde en çok merak edilen soru

Kamuoyu yoklamalarına göre, Evangelist beyaz Protestanların yüzde 77’si, Trump’ın birinci başkanlık dönemindeki performansından memnun.

Amerika Birleşik Devletleri, seküler demokrasinin dünyadaki en önemli kalelerinden biri gibi görünmüyor. Siyasi geleceğini, resmi kurumlarının ve hükümet sisteminin oluşumunda var olan dini etkiden uzak bir şekilde analiz edecek kadar laik değil. Zira özellikle Evangelist beyaz Protestanlar söz konusu olduğunda siyasal Hristiyanlık, başkanlık yarışının gidişatında ağır basan güçlerden biri olarak ABD seçimlerinde açıkça hazır bulunuyor.

Donald Trump ve Hillary Clinton arasındaki 2016 Başkanlık seçimlerinin seyri üzerinde bu kesimin ana etkisi hakkında çok şey söylendi. Evangelistler, seçimlerin Trump’ın lehine sonuçlanmasına katkıda bulunmuşlardı. Anketler, bu kesime mensup 10 kişiden 8’inin Trump’ı seçtiğini ve hala da popüler tabanını ya da büyük bir bölümünü oluşturduklarını gösteriyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre, ABD Genel Din Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenlediği ankete göre, Evangelist Beyaz Protestanların yüzde 77’si, Trump’ın performansından memnun olduklarını, yüzde 98’i ise, birinci başkanlık döneminde Demokratların liderlik ettiği Trump hakkında cezai kovuşturma ve azil sürecini başlatma çabalarına karşı olduklarını belirttiler.

Gözlemciler, radikal Hristiyanların, tıpkı tanınmış Amerikan iş insanını siyasete atılmaya teşvik ederek 2016 sürprizinin yaratılmasına katkıda bulundukları gibi, kendisini ikinci kez iktidara getirecekleri tahmininde bulunuyorlar. Bazıları da daha çok Evangelistlerin bu yılki seçimlerin gidişatını belirlemekteki rollerini takip ederek, bu yılki yarışı ABD tarihinin en sıcağı olarak tanımlıyorlar.

Siyasal Hristiyanlık

Evangelist Protestanlık, geleneksel rakibinin aksine, Amerikan siyasetinde geniş ve etkili bir varlığa sahip. Basında yer alan haberlere göre, kendisine mensup gruplar, yüzlerce dini TV kanalı, binden fazla radyo kanalını, ABD geneline yayılmış sayısız kitabevini yönetiyorlar. Bütün bunlara ayrıca, aile merkezleri, okullar, çocuklar ve aileler için eğlence amaçlı toplantılar şeklindeki  sosyal faaliyetleri de ekleniyor.

Bu dini grubun güçlü ve organize varlığı, seçim yarışının Mesih’in lehine sonuçlanma şansını korumaya katkıda bulunuyor. Kamuoyu araştırmalarına göre, Evangelist sağ, yetmişli yıllardan itibaren, başkanı belirlemekte başarılı oldu. 1976’da Jimmy Carter’ı desteklemeleri ile başlayan bu süreç, 2000 yılında seçimlerin oğul George Bush lehine sonuçlanmasına kadar devam etti. Genel Din Araştırmaları Enstitüsü’nün anketinin gösterdiği gibi, 18-29 yaşları arasındaki Evangelist Beyaz Protestanların yüzde 78’i, Cumhuriyetçi ya da Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemeye eğilimli bağımsızlardan oluşuyor. ABD konusunda uzman siyasi analist Yasir el-Gaslan da bunu onaylıyor: Siyasete ilk girdiklerinde Evangelistlerin çoğu, Demokrat Başkan Jimmy Carter’ı desteklemişlerdi. Fakat Ronald Reagan’ın başkan olmasıyla büyük bir çoğunluğu Cumhuriyetçi Parti’ye yöneldi ve parti içindeki muhafazakar sağın bir parçasını oluşturdu.

Gaslan, Evangelistlerin genel siyasi eğilimlerini ise şöyle tanımlıyor: Evangelistler, üniversite eğitimi almamış, geleneksel meslek sahibi ve çiftçi beyaz kesimlerden oluşuyor. Bu kesimler, Demokrat Parti’nin temsil ettiği ve üstten bakma olarak tanımladıkları bakışa karşı çıkıyorlar. Bu nedenle, Evangelistlerin büyük bir bölümü, partinin eğilimleri ile bu dini grubun ilkeleri birleştiği için temelde Cumhuriyetçidirler. Bu da onları, Cumhuriyetçi aday için önemli hale getirmektedir.   

Bu etki, Evangelistlerin ABD nüfusunun yaklaşık dörtte birini ve tüm Amerikan Protestanlarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturmasından kaynaklanmakta. Misyoner topluluğunun bu başarısının kaynağında, kendi şemsiyesi altında organize gruplara sahip olması yer alıyor. Sözgelimi, ABD Hristiyan Kiliseleri Konseyi, Ulusal Evangelist Birliği ve Dünya Kiliseler Konseyi gibi. Bu güçlü Hristiyan grubu, bunlar ve benzeri kuruluşlar aracılığıyla kendi propagandasını yapıyor. Özel medya, sosyal ve dini araçlarını kullanarak katılımını organize ediyor.

Evangelist kuşak

Seçiciler Kurulu’ndan alınan oyların sayılma şekli göz önüne alındığında, demografik dağılım düzeyinde Hristiyan unsurlar, ülkenin güneyinde seçim sürecine etki etmelerini kolaylaştıran coğrafi bölgelere sahip. Seçim sistemine göre adayın, Seçiciler Kurul’dan alacağı oyları garanti altına alabilmesi için eyaletlerde oylarının çoğunu alması yeterli.

Dolayısıyla, çok sayıda önemli ve Seçiciler Kurulu’nda bir ağırlığa sahip eyaletlerde sahip olduğu coğrafi kapsam göz önüne alındığında bu, Evangelist Protestan unsuru, başkanının belirlenmesinde baskın bir tarafa dönüştürüyor. Buna da “Evangelist Kuşak” adı veriliyor.

Evangelist Kuşak, ABD’nin güneydoğusundaki Atlantik Okyanusu kıyılarından Teksas'ın batı sınırlarına kadar uzanıyor.

Ayrıca şu eyaletleri kapsıyor; Kuzey Carolina, Güney Carolina, Georgia, Alabama, Louisiana, Mississippi, Tennessee, Kentucky, Arkansas, Missouri, Kansas, Oklahoma ve Teksas.

Toplamda 538 üyeden oluşan Seçiciler Kurulu’nda bu eyaletleri temsil eden üyelerin sayısı 149’dur. Bu üyeler, Evangelistlerin Ronald Reagan zamanında Cumhuriyetçi Parti’ye yönelmelerinden bugüne kadar çoğu zaman, Cumhuriyetçilerin lehine oy kullandılar.

Bu eyaletler, eyaletlerin geri kalanında bilinen dini veya sosyal çeşitliliğe sahip değil. Bununla birlikte, nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini kapsayan bir bileşen olarak siyahların varlığı, Cumhuriyetçi Parti’nin söz konusu eyaletler üzerindeki kontrolünü artan bir şekilde güncelleştiren bir unsur teşkil ediyor. Zira dini bağlılıklarına rağmen Afrikalı göçmenlerin çoğu, Demokrat Parti'ye oy vermeyi tercih ediyorlar.

Ancak bu yıl, bu altın kemeri kazanma yarışı daha zorlu geçecek gibi görünüyor, çünkü anketler, Joe Biden’ın bu kuşağın önemli eyaletlerinden biri olan Kuzey Carolina’da, Trump’tan yüzde 1’den daha az oranda önde olduğunu gösteriyor. Oysa 2016’daki seçimlerde Trump bu eyalette, Hillary Clinton’dan 4 puan ilerideydi. Dolayısıyla bahsi geçen anket sonuçları, bu geniş coğrafyada önümüzdeki ayda kıyasıya bir mücadelenin yaşanacağının işaretlerini veriyor.

Kurtarıcı Trump

ABD’de Hristiyan aktivistlerin düzenlediği bir konferansta, Papaz Andrew Brunson elini Başkan Trump’ın omzuna koyarak şöyle demişti: “Ey Babamız, Başkan Trump’a karşı merhametli  bir kalbin olduğunu görüyorum, bu yüzden onu kendine yaklaştır. Kimin güvene layık kimin de olmadığını bilmek için Tanrı’dan sana gaybi ilim vermesini diliyorum. Tanrı, Başkan’ın ve bu ülkenin kötülüğünü isteyenlerin oyunlarını bozsun”. Bu arada Başkan, Türkiye’de birkaç yıl tutuklu kalmasından sonra özgür kalmasını Beyaz Saray yöneticisine borçlu olan Evangelist Papaz Andrew Brunson’ın önünde huşu içinde duruyor gibi görünüyordu.

Başkan'ın korumaya çalıştığı bu Tanrı ve Mesih ile dini ilişkisinden gurur duyan, dindar Protestan Hristiyan imajı, dini çevrelerdeki öncülerinkine benzemeyen kariyeri ile uyuşmuyor. Zira  adı, “komplo” olarak tanımladığı birkaç cinsel skandala karışan, görünüşüne ve bir TV yıldızı olmaya ve bunu korumaya önem veren, birçok kadınla ilişkisi olup birden fazla kez evlenen Trump, görünüşte Evangelist toplumun seçkinleri ile uyumlu görünmüyor.

Ancak bu durum iki taraf arasındaki ilişkiyi çok da etkiliyor gibi görünmüyor. Siyasi analist Gaslan bunu, Trump’ın ahlakı kendilerine sorulduğunda birçok Evangelist liderin seçimlerini destekleyen şu sözlerine bağlıyor: “Tanrı'nın yeryüzünde hakikati gerçekleştirmek için kendi yolları vardır. İnsanlar olarak bizim gözümüzde eksik olanları Tanrı, yaşamlarımızda ve kullarında eksik olanı tamamlamak için kullanır”.

Gaslan buna bir neden daha ekliyor, o da, bu grupların Trump’ı sadece kabul edilebilir bir aday olarak görüyor olmaları. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: “Evangelistler Trump’ı temsilcileri olarak değil sadece hedefleri için kabul edilebilir bir aday olarak görüyorlar. Zira herkes, Trump’ın Evangelistlerin benimsediği temellere en uzak aday olduğunu biliyor, ancak bu, dogmatik hedeflerini gerçekleştirdiği sürece onlar için önemli değil”. Bu hedefler hakkında ise şunu söylüyor: “Evangelistlerin hedefi, Mesih’in geri dönüşünü hızlandırmak için İsrail’i güçlendirmek. Bu onlar için temel bir inanç ve kehanettir. Trump da bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Bunun yanı sıra, yaşam hakkını savunurken, kürtaja ve eşcinsel evliliklere karşı çıkıyor”.

Gaslan’a göre, İsrail’i güçlendirme konusundaki karşılıklı bağımlılık, başka her şeyden bağımsız olarak her iki tarafın başarısı için stratejik bir araca dönüşmüş bulunuyor.

Trump, Hristiyan gruplar tarafından düzenlenen etkinliklere ve kilise toplantılarına katılmaya ve kendilerine hitap ederken dini bir dil kullanmaya önem veriyor. Nitekim, birkaç hafta önce ölen Yüksek Mahkeme’nin eski liberal ve kadın hakları savunucusu başkanı Ruth Ginsburg’un yerine muhafazakar Amy Barrett’ı bu nedenle aday gösterdi. Bu adımı, devletin hassas konumlarında liberallerin aleyhine olacak biçimde Hristiyan sağın varlığını takviye etmeye yönelik devam eden çabalarına ilişkin yaygın tartışmalara yol açtı.

Trump, Biden’ı dinsiz ilan etti

Donald Trump, halihazırda yürüttüğü seçim gezilerinin başlangıcında, Oklahama eyaletinde destekçilerine yaptığı miting konuşmasında “Biden’ın kazanmaması gerekiyor, çünkü o Tanrıya karşı” demişti.

ABD Başkanlık yarışındaki dinin varlığının tam bir tezahürü olan şu sözlerini de ekledi: “Silahlarınızı almak istiyor, Anayasa’nın ikinci ek maddesini kaldırmak istiyor. Dini yok, hiçbir şeyi yok. İncil’i ve Tanrı’yı incitecek. O Tanrı’ya karşı, silahlara karşı, bildiğiniz enerjiye karşı, o her şeye karşı’’.  

Dinin bu varlığı sadece Trump tarafından kullanılmıyor, kendisini bir din savaşı içinde bulan Biden da bu oyunu Trump gibi oynamaya çalışıyor ama gözlemcilere göre oyunun kurallarını bilmiyor. Partisinin tabanına hakim olan liberal değerler, bu alanlarda manevra yapma kabiliyetini kontrol ediyor. Laik ve ılımlı gruplar ile diğer dinlerin mensupları onun tabanının bir parçasını oluşturduğu için sağcı Hristiyanlar ile kendi tabanına yönelik söylemlerini dengelemesi gerekiyor. Bir yandan Müslümanların oyunu almak için, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir” hadis-i şerifini okuyup, yönetiminde Müslümanlara görev vereceğini söylerken, diğer yandan dindar Hristiyanlara kendisini bir muhafazakar olarak sunması zor.

Çekişmeli seçim yarışını yakından takip eden analist Yasir Gaslan da bunu doğruluyor: “Her iki partinin de tabanları farklı. Biden, yasaları ve ilkeleri dinin değil halkın belirlemesi gerektiğine inanan liberal bir referanstan yola çıkıyor. Bu nedenle, partisinin olağan duruşunun dindar Hristiyanların oylarını almasını sağladığı Trump’ın aksine Biden, dini ilkelere uymayan kürtaj ve eşcinsel evliliklerle ilgili yasaları destekledi”.

Ancak şunu da sözlerine ekledi: “Cumhuriyetçi sağın, Biden ve partisini din ve ahlak karşıtı gibi gösterme girişimlerine rağmen rakamlar, Yahudilerin ve Katolik Hristiyanların Biden’e desteğinin daha büyük olduğunu gösteriyor. Trump ise sadece Evangelistik Protestanlardan aldığı desteği muhafaza ediyor”.

Ne var ki, Demokrat adayın önünde bir engel daha var; o da ABD seçim kuralları arasında var olan ve Protestan Hristiyan adayı diğer din veya mezheplerden adaylara tercih eden yazılı olmayan geleneksel bir yasadır. Bu, anayasada yer almasa da adet gereği kendisine bağlı kalınmaktadır ve sadece tek istisnası var; John Kennedy. Kennedy ülke tarihindeki tek Katolik başkandı.

Biden de bir istisna ve ülkenin ikinci Katolik başkanı olmayı umuyor. Aynı eski başkan Barack Obama döneminde ilk Katolik başkan yardımcısı görevine getirilerek bundan önce bir istisna oluşturduğu gibi.

Beğendim
0
Sevdim
0
Beğenmedim
0
Üzgün
0
İnanılmaz
0

Yorumlar


550

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap