A+ A-
Yorum
10

Altın ETF’lerinde rekor giriş: Ocak ayında 19 milyar dolar

Yayın Tarihi: 07.02.2026 - 11:46
Altın fiyatlarındaki sert geri çekilmeye rağmen, 2026’nın ilk ayında altın destekli ETF’lere 120 tonluk rekor giriş oldu. Dünya Altın Konseyi verilerine göre toplam varlıklar 4.145 tona çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Kaynak:F5HABER

Ocak ayının son işlem gününde görülen sert satış baskısına rağmen, altın destekli borsa yatırım fonlarında (ETF) yatırım talebi güçlü kaldı. Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, küresel altın ETF’leri geçen ay yaklaşık 19 milyar dolar değerinde 120 tonluk net giriş gördü. Bu rakam, şimdiye kadarki en güçlü aylık giriş olarak kayıtlara geçti.

Bölgesel talep dağılımı

Asya: 62 ton, 10 milyar dolar giriş. Çin, 6 milyar dolarlık alımla bölgeye liderlik etti.

Kuzey Amerika: 43,4 ton, 7 milyar dolar giriş. ABD’de Fed başkanlığı tartışmaları ve oynaklığa rağmen pozitif girişler sürdü.

Avrupa: 13 ton, 2 milyar dolar giriş. İngiltere’de yüksek enflasyon ve siyasi gerilimler altına yönelimi artırdı.

Analistler şunları söyledi:

“Bölge, AB’nin misilleme tarifelerine yönelik hazırlıkları ve ihracata dayalı ekonomiler üzerindeki baskıdan kaynaklanan genel piyasa oynaklığıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, altın gibi savunmacı varlıklara olan talebi destekledi. Bölgesel girişlere liderlik eden Birleşik Krallık’ta ise kalıcı yüksek enflasyon ve yeniden artan siyasi gerilimler, yatırımcıların hem iç hem de dış risklere karşı korunma aracı olarak altın ETF’lerine yönelmesini güçlendirdi”

Ons altın fiyatları ocak ayındaki 6.000 dolara yaklaşan zirvelerin oldukça altında seyretse de, WGC analistleri yatırım talebinin piyasada kritik bir unsur olmaya devam edeceğini öngörüyor. Aylık değerlendirmelerinde analistler, düşük faiz ortamı, kalıcı enflasyon ve yeniden hızlanan kamu harcamalarının, altını tahvillere kıyasla daha cazip bir güvenli liman haline getirdiğini vurguladı.

Altın için sırada ne var?
Analistler, “Altın fiyatlarındaki son yükseliş muhtemelen bir duraklamayı gerektiriyor; ancak 2026 boyunca yatırım talebinin devam etmesini bekliyoruz. Jeopolitik gelişmeler ana itici güç olmaya devam edecek. Makroekonomik koşullar da bu eğilimi destekleyebilir; özellikle ara seçimler öncesinde mali desteklerin enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekmesi ve hisse senedi–tahvil korelasyonunu artırması bu süreci güçlendirebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Etiketler