Altın fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin endişelerin baskısı altında geçen dönemin ardından haftaya yükselişle başladı.
Spot altın yüzde 0,7 artışla 4 bin 68,54 dolara, ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,9 yükselişle 4 bin 66,60 dolara çıktı.
Yetkililerin yeni desteklemek amacıyla piyasaya müdahale etmesinin ardından doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altını daha ucuz hale getirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş de enerji kaynaklı enflasyon endişelerini sınırlayarak değerli metale destek sağladı.
Buna karşın analistler, son yükselişin kalıcı bir dip oluşumundan çok teknik bir toparlanma niteliği taşıyabileceğine dikkat çekiyor.
Fed altının yönünü belirleyecek
Altın piyasasında kısa vadeli yönü belirleyecek temel unsurun Fed’in faiz politikası olması bekleniyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme, ABD-İran çatışmasının enerji enflasyonunu artırarak Fed’i yeni faiz artışlarına zorlayabileceği yönündeki endişeleri azalttı. Ancak piyasalarda yıl içinde ilave faiz artışı olasılığının tamamen ortadan kalkmadığı belirtiliyor.
Faiz getirisi bulunmayan altın, reel faizlerin yüksek seyrettiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha az cazip hale geliyor.
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının haftaya olumlu ancak temkinli bir başlangıç yaptığını belirtti. Waterer, Orta Doğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını yeniden yükseltmesi veya güçlü istihdam verilerinin eylül ayında faiz artışı beklentilerini artırması halinde altındaki kazançların sınırlanabileceğini ifade etti.
ABD’de bu hafta açıklanacak iş gücü piyasası verileri de altının seyri açısından yakından izlenecek. Zayıf istihdam verilerinin dolar ve kısa vadeli tahvil faizlerini aşağı çekerek altına destek vermesi, güçlü verilerin ise sıkı para politikası beklentilerini güçlendirmesi bekleniyor.
XS.com Piyasa Analisti Linh Tran da altındaki ilk yükselişin güvenli liman talebinden çok teknik bir toparlanmaya benzediğini belirtti. Tran’a göre kısa vadede dolar, ABD tahvil getirileri ve istihdam verileri, jeopolitik gelişmelerden daha belirleyici olabilir.
UBS'den 3 bin 850 dolar uyarısı
UBS, altındaki uzun vadeli yükseliş beklentisini korurken kısa vadede fiyatların 3 bin 850 dolara kadar gerileyebileceği uyarısında bulundu.
Altın, ocak ayında 5 bin 500 doların üzerinde gördüğü rekor seviyeden önemli ölçüde gerilerken 2026 yılının başından bu yana yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti.
Banka, Fed’in bu yıl yeni faiz artışlarına gidebileceği beklentisinin reel faizleri yüksek tutabileceğini ve altın üzerindeki baskının bir süre daha devam edebileceğini öngörüyor.
UBS, kısa vadeli zayıflığın daha geniş çaplı bir düşüş piyasasının başlangıcından çok uzun vadeli yatırımcılar açısından olası bir alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Haziran 2027 için 5 bin 200 dolar tahmini
UBS’nin tahminlerine göre ons altın fiyatı eylül ayında 4 bin 400 dolara, aralıkta 4 bin 600 dolara, Mart 2027’de 5 bin dolara ve Haziran 2027’de 5 bin 200 dolara ulaşabilir.
Bankanın uzun vadeli olumlu görünümü, Fed’in faizleri sabit tutması ve 2027 yılının başlarında faiz indirimlerine başlaması beklentisine dayanıyor.
Faiz indirimlerinin reel getirileri düşürerek faiz getirisi bulunmayan altının fırsat maliyetini azaltabileceği, dolar üzerinde baskı oluşturarak yatırım talebini canlandırabileceği değerlendiriliyor.
Dolar rezervlerinin çeşitlendirilmesi ve enflasyona ilişkin endişelerin de altının rezerv ve güvenli liman varlığı olarak rolünü desteklemeyi sürdürebileceği belirtiliyor.
YATIRIM TALEBİ İKİNCİ ÇEYREKTE ZAYIFLADI
Dünya Altın Konseyinin verileri, yılın ikinci çeyreğinde külçe, sikke ve borsa yatırım fonları kaynaklı talebin gerilediğini gösterdi.
Külçe ve sikke talebi ikinci çeyrekte 307 tona düştü. Bu miktar, önceki iki çeyreğin her birinde 400 tonun üzerinde gerçekleşmişti.
Tezgah üstü işlemler hariç yatırım talebi de geçen yılın aynı dönemindeki 487 tondan 262 tona geriledi. Düşüşte altına dayalı borsa yatırım fonlarından yaşanan çıkışlar etkili oldu.
Maden üretimi ise geçen yılın aynı dönemindeki 948 tondan 966 tona yükseldi. Geri dönüştürülmüş altın arzı, ilk çeyrekteki 374 tondan ikinci çeyrekte 326 tona geriledi.
Dünya Altın Konseyinin son raporunda yatırım ve mücevher talebindeki zayıflığa karşılık merkez bankaları ile tezgah üstü piyasalardan gelen talebin güçlü kaldığı belirtildi.
Merkez bankaları altını destekliyor
Merkez bankalarının alımları, yatırım talebindeki düşüşe karşı altın piyasasının en güçlü destek unsuru olmayı sürdürdü.
Resmi kurumların altın alımları ikinci çeyrekte 289 tona ulaştı. Yılın ilk yarısındaki toplam alım yaklaşık 345 ton olurken bu miktar yıllıklandırılmış olarak yaklaşık 700 tonluk bir hıza işaret etti.
UBS’ye göre altının 4 bin doların üzerinde kalabilmesi için yatırım girişlerinin yeniden güçlenmesi ve merkez bankalarının üç aylık alımlarının yaklaşık 300 ton seviyesinde sürmesi gerekiyor.
Resmi kurumların alımlarının daha da artması halinde altın için piyasa koşullarının daha destekleyici hale gelebileceği ifade edildi.
4 bin dolar kritik eşik oldu
Altın fiyatlarının 4 bin dolar civarında tekrar tekrar alıcı bulması, bu seviyeyi psikolojik ve teknik açıdan önemli bir destek noktasına dönüştürdü.
Fiyatların bu seviyenin belirgin biçimde altına inmemesi, Fed’in sıkı para politikası beklentilerinin bir bölümünün mevcut fiyatlara yansımış olabileceğine işaret ediyor.
State Street Investment Management Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, piyasanın Fed’in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerinin aşırı olabileceğini söyledi.
Doshi, altının sonraki bin dolarlık hareketinin yukarı yönlü olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirterek altı ila dokuz aylık dönemde 4 bin 750 ila 5 bin 500 dolar aralığı öngördü.
İki yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4’ün altına düşmesi halinde altının yıl sonundan önce 4 bin 500 ila 4 bin 750 dolar seviyesine ulaşabileceğini belirten Doshi, para politikasına ilişkin daha net bir görünüm oluşana kadar fiyatlarda yatay seyrin devam edebileceğini ifade etti.
Uzun vadeli yükseliş beklentisi korunuyor
Standard Chartered analistleri, fiyatların yeni yükselişi başlatacak gelişme öncesinde taban arayışında olduğunu ancak altındaki yapısal yükselişin temel dinamiklerinin değişmediğini belirtti.
Piyasa verilerine göre altın için 2026 yılı medyan fiyat tahmini ons başına 4 bin 516 dolar seviyesinde bulunuyor.
Merkez bankalarının alımları, kamu borçlarına ilişkin endişeler ve rezervlerde dolara olan bağımlılığı azaltma çabaları altını destekleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Dünya Altın Konseyi, mevcut makroekonomik şartların devam etmesi durumunda altının yaklaşık yüzde 5’lik bir bant içinde yatay seyretmesini bekliyor.
Faiz beklentilerinin yumuşaması halinde fiyatların yeniden 4 bin 500 dolara yönelmesi, ekonomik büyümenin güçlü kalması ve tahvil getirilerinin yükselmesi halinde ise düzeltmenin devam etmesi bekleniyor.
Emtiyalar yıl başından bu yana yüzde 22,8 yükseldi
UBS, Orta Doğu’daki belirsizliklerin emtiaların hem getiri kaynağı hem de enflasyona karşı koruma aracı olarak portföylerdeki önemini artırdığını belirtti.
UBS CMCI Bileşik Toplam Getiri Endeksi’ne göre geniş emtia piyasası haziran sonundaki düşük seviyelerinden toparlanırken yıl başından bu yana yüzde 22,8 yükseldi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya kısa sürede ulaşılması umuduyla İran’a yönelik yeni saldırıları ertelediğini açıkladı.
Buna karşın ABD-İran çatışmasının son dönemde yeni bölgelere yayıldığı, İran destekli Husilerin saldırılarının da Kızıldeniz’deki enerji akışını aksattığı belirtildi.
UBS’ye göre taşımacılık veya üretimdeki kesintilerin devam etmesi durumunda enerji emtiaları portföylerdeki kayıpları sınırlayabilir.
Bakır ve tarım emtialarında yükseliş potansiyeli
Yapay zeka altyapısına ve elektrifikasyona yönelik yatırımların, bakır başta olmak üzere sanayi metallerinin uzun vadeli görünümünü desteklemesi bekleniyor.
El Niño kaynaklı riskler ise tarım emtialarında yükseliş potansiyeli oluşturuyor. Tahminler, mevcut El Niño döneminin yıl sonuna kadar “çok güçlü” veya “süper” El Niño’ya dönüşme ihtimalinin yüzde 81 olduğunu gösteriyor.
El Niño koşullarının gelecek yıl da devam etme ihtimali ise yüzde 97 olarak hesaplanıyor.
UBS, yüksek miktarda altın bulunduran ve gerçekleşmemiş kazançları bulunan yatırımcıların emtia pozisyonlarını bakır, alüminyum ve tarım ürünleriyle çeşitlendirmesinin gelecekteki getiri kaynaklarını genişletebileceğini değerlendirdi.
UBS aktif yönetimi öneriyor
UBS, jeopolitik koşullar, stoklar ve talep beklentileri değiştikçe emtia piyasasındaki liderliğin farklı ürünler arasında el değiştirebileceğini belirterek aktif yönetim yaklaşımını desteklediğini bildirdi.
Ocak 1999 ile Mayıs 2026 arasında emtiaların küresel hisse senetleriyle korelasyonu 0,44, ABD tahvilleriyle korelasyonu ise eksi 0,04 olarak gerçekleşti.
Bu verilerin emtiaların hisse senetleri ve tahvillerden farklı bir getiri kaynağı olarak portföy çeşitlendirmesine katkı sağlayabileceğine işaret ettiği belirtildi.
Bununla birlikte yatırımcıların fiyat dalgalanmaları ile vadeli işlemlerden veya fiziksel varlıkları elde tutmaktan kaynaklanan maliyetler gibi emtia piyasasına özgü riskleri dikkate alması gerektiği vurgulandı.