Dünya Kupası 2026
A+ A-
Yorum
10

Türkiye'nin asgari ücret, emeklilik ve vergi gerçeğini gözler önüne seren rapor!

Yayın Tarihi: 29.06.2026 - 14:10
DİSK-AR tarafından açıklanan son rapora göre, asgari ücretin altın karşısındaki değer kaybı 2026 yılı haziran ayı itibarıyla rekor seviyeye ulaştı. 2005 yılında yıllık asgari ücretle 31,5 Cumhuriyet altını alınabilirken, bu rakam günümüzde 8,1'e kadar geriledi.
Kaynak:HABER MERKEZİ

Türkiye'de milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren asgari ücretin alım gücündeki tarihi erime, çarpıcı bir raporla bir kez daha gözler önüne serildi.

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yayımlanan çalışmaya göre; geleneksel birikim aracı olan altının fiyatı karşısında asgari ücret, tarihinin en büyük değer kayıplarından birini yaşıyor.

Tarihi Çöküş: 31,5 Altından 8,1 Altına Uzanan Düşüş Trendi

TCMB’nin 12 Haziran tarihli ortalama Cumhuriyet altını fiyatları baz alınarak yapılan analiz, asgari ücretlinin yıllar içindeki kaybını net bir şekilde ortaya koyuyor. Raporda öne çıkan veriler şu şekilde:

2003 Yılı Tablosu: Yıllık asgari ücret toplamıyla 25 adet Cumhuriyet altını alınabiliyordu.

2005 Yılı (Zirve Dönemi): Cumhuriyet altını ortalama 133,38 TL seviyelerindeyken, yıllık asgari ücretin 4.200 TL'ye çıkmasıyla bir işçi yılda 31,5 Cumhuriyet altını alabiliyordu. Bu yıl, alım gücünün en yüksek olduğu dönem olarak kayıtlara geçti.

2025 Yılı Düşüşü: Geçtiğimiz yıl ortalama fiyatlarla asgari ücretlinin yıllık bütçesi ancak 9,2 Cumhuriyet altınına denk geliyordu.

2026 Haziran Tablosu: İçinde bulunduğumuz yılın haziran ayı itibarıyla bu rakam daha da eriyerek 8,1 Cumhuriyet altınına kadar geriledi.

"Asgari Ücretli İçin Altın Artık Ulaşılabilir Olmaktan Uzak"

2005 yılındaki zirve noktasına kıyasla bir asgari ücretlinin yıllık tam 23 Cumhuriyet altını kaybettiğine dikkat çekilen DİSK-AR raporunda, durumun sadece finansal bir kayıp olmadığı vurgulandı. Raporda, “2026’da bu miktarın 8,1’e düşmesi, son on yıldaki kaybın oldukça çarpıcı olduğunu göstermektedir. Bu kayıp yalnızca finansal bir karşılaştırma değil, işçilerin birikim yapma ve gelecek güvencesi oluşturma imkanlarında zayıflamayı da göstermektedir. Asgari ücretli için altın ulaşılabilir bir tasarruf ve birikim aracı olmaktan giderek uzaklaşmaktadır” ifadelerine yer verildi. Ekonomik veriler, dar gelirlinin geleceğe yatırım yapma kapasitesinin günden güne daraldığını teyit ediyor.

Raporda yer alan bulgular şöyle:

1- ASGARİ ÜCRET

• Asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının dörtte biri düzeyindedir.

• Asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974’te yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye gerilemiş, asgari ücretlilerin büyümeden aldığı pay azalmıştır.

• Asgari ücretli, 2005’ten bu yana yaklaşık toplam 23 Cumhuriyet altını kaybetmiştir.

• Türkiye’de asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altı bir ücretle çalışanların kapsamı yüzde 35’e yakındır. Böylece Türkiye asgari ücretin yaygınlığı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır.

• TİS kapsamı Türkiye’de yüzde 10 düzeyindeyken bu oran birçok Avrupa ülkesinde yüzde 60’ın üzerindedir.

• Türkiye’de her 100 çalışandan 15’i asgari ücretin altında çalıştırılmaktadır.

• Türkiye’de bir asgari ücretlinin dana eti alım gücü Hollanda’daki asgari ücretlinin yaklaşık dörtte biri, Fransa’daki asgari ücretlinin ise yaklaşık üçte biri düzeyindedir. Türkiye’de asgari ücretlinin temel gıda maddelerine erişimi, Avrupa ve OECD ülkelerine kıyasla son derece sınırlı kalmaktadır.

• 2026’da Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip Avrupa ülkesi sayısı yalnızca üçe düşmüş, Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkelerinden biri haline gelmiştir.

• Türkiye’de TİS’ten yararlanan işçilerin ortalama ücretleri asgari ücretin oldukça üzerindedir. TİS kapsamındaki işçilerin aylık ortalama brüt kazancı, TİS kapsamı dışındaki işçilerden yüzde 91,9 daha fazladır.

2- VERGİ SİSTEMİ

• Vergi ve kesinti yükü yıl içinde yüzde 21,6’dan yüzde 29,7’ye çıkmaktadır.

• 2026’da işçinin brüt ücretinin ortalama dörtte birinden fazlası vergi ve kesintilere gitmektedir. İşçiler yılın üç ayını vergi ve kesintileri ödemek için çalışmaktadır.

• Gelir vergisi en düşük tarife dilimi 190 bin TL sınırındadır. Eğer 2000 yılından itibaren gelir vergisi tarife dilimleri asgari ücret kadar artırılmış olsaydı vergi ilk dilimi 658 bin TL’nin üzerinde olacaktı.

• Dolaylı vergiler 36 yılda yüzde 48’den yüzde 64’e yükselmiştir. Toplanan her 100 TL’lik verginin 64 TL’si dolaylı vergilerden gelmektedir.

• Mülkiyet üzerinden alınan vergilerin payı son 11 yılda yüzde 3,7’den yüzde 1,1’e gerilemiştir.

• Türkiye’de işçiler şirketlerden daha fazla vergi veriyor. Vergi gelirleri içinde işçilerin ödediği pay yüzde 19,6 iken sermayenin payı yüzde 13,1’dir.

3- EMEKLİLİK SİSTEMİ

• Ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranı 2002’de yüzde 122 iken bu oran 2025’te yüzde 84’e gerilemiştir. Emekli aylıkları asgari ücretin yüzde 16 altına düşmüştür.

• Emekli aylığı sistemindeki değişiklikler, aynı prim ve çalışma süresine sahip emekliler arasında büyük gelir farkları yaratmaktadır.

• En düşük emekli aylığı artırılırken diğer aylıkların aynı ölçüde yükseltilmemesi, emekli aylıklarını en düşük aylığa yaklaştırmaktadır.

• Emeklilerin milli gelirden aldığı pay gerilemektedir. Ortalama emekli aylığının kişi başına milli gelire oranı 2002’de yüzde 46,4 iken bu oran 2025 yüzde 31,6’ya düşmüştür.

• Prim gelirleri 2002’den bu yana 273 kat artarken emekli aylıkları ve sağlık harcamaları 211 kat artmıştır.

• Düşük aylıklar nedeniyle çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı 2002’de yüzde 36,6 iken 2025’te yüzde 69,5’e çıkmıştır. Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda bırakılmaktadır.

Etiketler