Ya borç ya iflas!
Yayın Tarihi: 04.05.2026 - 09:50 | Güncelleme Tarihi: 04.05.2026 - 10:05
Nisan 2025’te 220 milyar TL olan takibe düşen ticari kredilerin toplam tutarı, Nisan 2026’da 408 milyar TL’ye yükseldi. 2025’te 11,7 milyar TL olan ödenmediği için takibe düşen kurumsal kredi kartlarındaki borç tutarı ise 2026’da 26,2 milyar TL’ye fırladı.
Kaynak:Birgun.net
Ticari kredilerdeki bozulma, reel sektörü finansman kriziyle karşı karşıya bıraktı.
CHP’nin çalışması, takibe düşen ticari kredilerdeki artışın endişe verici boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.
Çalışmada, “Kötü günlerin geride kaldığını, çok kötü günlerin yakında olduğunu görüyoruz” denildi.
Reel sektörün karşı karşıya olduğu finansman krizini ortaya koyan çalışmaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu imza attı.
Bakırlıoğlu’nun çalışmasında, KOBİ’lerin içinde bulunduğu ağır tabloyu ortaya koyan veriler sıralandı.
AĞIR TABLO
Çalışmaya göre, Nisan 2025’te 220 milyar TL olan takipteki ticari kredilerin toplam tutarı, Nisan 2026’da 408 milyar TL’ye tırmandı.
2025 yılında ödenmediği için takibe düşen kredi kartı tutarının 11,7 milyar TL olduğunu kayda geçiren CHP'li Bakırlıoğlu, takipteki kurumsal kredi kartı borçlarının 2026’da 26,2 milyar TL’ye yükseldiğini kaydetti.
ŞAHLANAN BORÇLAR
Verilere yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakırlıoğlu, özetle şunları söyledi:
“Veriler, şirketlerin bankalara karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını gösteriyor. Benzer durum karşılıksız çek tutarlarında da karşımıza çıkıyor. Karşılıksız çek tutarı 2026 yılının ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artarak 76,7 milyar liraya ulaşmış.
Özetle KOBİ’ler, şirketler borçlarını ödemekte zorlanıyor. Bu dönemde toplam kullanılan ticari kredi tutarındaki artış yüzde 36 olmuş ancak takipteki borçlar yüzde 100'ün üzerinde artmış. Bu verilere
Geçmişte, ‘Zombi şirketler’ olarak nitelediğimiz yani düşük faizli kredilerle ve teşviklerle ayakta kalan şirketlerin bu ortamda devam etmeleri giderek zorlaşıyor. Her yıl rekor kıran konkordato başvuruları ve iflaslar bu tabloyu doğruluyor. İktidar her seferinde ekonomi şahlanıyor, büyüyor dedi ama maalesef görünen o ki büyüyen ve şahlanan tek şey borçlar olmuş… Bu yük ne şirketler ne de yurttaşlar tarafından taşınabilir. Türkiye'nin acilen üretim odaklı, planlı ve gerçekçi bir ekonomi politikasına dönmesi şarttır.”