A+ A-
Yorum
10

Ayşegül Doğan: Kobani düşmedi, düşmeyecek

Yayın Tarihi: 26.01.2026 - 17:28
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Ayn el-Arab'da (Kobani) devam eden hareketlilik hakkında açıklamalarda bulundu. Doğan, Suriye'deki çatışmaların çözümü için uluslararası toplumun daha fazla destek vermesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak:HABER MERKEZİ

Suriye'de terör örgütü, bulundukları bölgelerden süpürülüyor. 

Suriye'de YPG/PKK ile Şam yönetimi arasında anlaşma sağlanamadı, Suriye ordusu da harekete geçti. 

Suriye ordusu, Haseke ve çevresinde SDG unsurlarıyla zaman zaman çatışmalara devam ederken, bölgede de büyük ölçüde hakimiyeti sağladı. 

Suriye'nin kuzeyindeki 'Kobani' olarak da bilinen Ayn el-Arab bölgesinde de hareketlilik sürüyor.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında da Suriye'deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. 

"KOBANİ DÜŞMEDİ, DÜŞMEYECEK"

26 Ocak Kobani'nin DAİŞ'ten kurtuluşunun yıl dönümü olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Ayşegül Doğan "Kobani düşmedi, düşmeyecek." ifadelerini kullandı.

Doğan, şu sözleri kullandı:

"KUŞATMA ALTINDA"

"Direnişin sembolü olan Kobani bugün yeniden kuşatma altında. Bugünkü kuşatma Suriye ordusuna bağlı güçler tarafından yapılıyor. Bu önemli noktanın altını defaatle çiziyoruz, çizmeye devam edeceğiz."

"HAKLI İTİRAZLARA ZORBALIKLA YANIT VERİLMEMELİDİR"

Ayn el-Arab bölgesinin özgürlüğünün, halkların özgürlüğü olduğunu; kuşatmanın yarılmasının, savaşmak isteyenlerin boşa çıkarılması anlamına geldiğini kaydeden Doğan, ablukanın yarılması ve kuşatmanın dağıtılması için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini aktardı.

"Rojava'da sivil insanların yaşamı tehdit altındayken hiçbir duyarlı insan susamaz. Yaşanmış onca katliam ve zorla yerinden edilmeden sonra halkın isyan etmemesi mümkün değildir. Haklı itirazlara zorbalıkla yanıt verilmemelidir." diyen Doğan, Suriye'de sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesine vurgu yaptı.

"BU BİR CAN MESELESİDİR"

Doğan, kuşatmanın kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

Suriye'deki Kürt bölgesini soluksuz bırakan insanlık dışı kuşatma artık son bulmalıdır. Çocukların donarak ölmesine kimse ama kimse seyirci kalmamalı. Bu bir sayı meselesi değil, can meselesidir.

Bu kadar zor koşullarda bütün dünyanın gözü önünde donarak açlıktan, soğuktan ölmemeli çocuklar.

Eğer çocuklar donarak ölüyorsa biz siyasetçiler ne yapıyoruz? Bu soruyu herkes kendine sormalı ve bunun önünü almalı.

Endişeyle izlemek yetmez. Endişeyle izlemek yerine aktif bir pozisyon alarak tüm olanaklar insani yaşam koridorlarının açılması için değerlendirilmeli.

"ÖFKEYİ KABARTMAYIN"

Kapıların açılıp, bölgeye acil bir şekilde yardım ulaştırılması çağrısını yapan Doğan, "İnsani yardım koridoru bir an önce açılmalı. Sokaklardaki zorbalığa son verilmeli. Kürtlerin öfkesi kabartılmamalı ve bu kırılma derinleştirilmemeli." ifadelerini kullandı.

"TÜM TARAFLAR ORTAK MUTABAKATA UYGUN DAVRANMALI"

Ateşkesin önemini vurgulayan Doğan, şöyle konuştu:

"Ateşkesin uzatılmasını son derece önemli buluyoruz. Bu süre zarfında mutabakatın hayata geçirilmesini sağlamak gerekiyor. Bunun için de tüm imkanlar, tüm olanaklar kullanılmalı. Zamana yayma, başka hesaplar için zaman kazanma ya da oyalama hesapları yapılmamalı. Tüm taraflar ortak mutabakata uygun davranmalı."

SİYASİ PARTİ TURLARI BAŞLAYACAK

Bu hafta içerisinde siyasi partilerle görüşmeler yapılacağını ve gündemin Suriye olacağını söyleyen Doğan, partinin bir başka heyetinin de sivil toplum örgütleriyle görüşeceğini belirtti.

"YAKLAŞIMIMIZ, SORUNLARIN MÜZAKERE YOLUYLA ÇÖZÜLMESİ"

Suriye'nin hala iç savaşın izlerini taşıdığını ve yeni bir savaşın denenmesine izin verilmemesi gerektiğini söyleyen Doğan, "Parti olarak yaklaşımımız sorunların diplomasi, diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi. Bugüne kadar yapılan bütün anlaşmaların da gereklerinin yerine getirilmesi için çabalıyoruz." dedi.

Suriye'nin demokratik bir rejim olarak şekillenmesi gerektiğini ve anlaşmaya uygun davranılması için çabaladıklarını belirten Doğan, şunları kaydetti:

Suriye'nin demokratik bir rejime kavuşana kadar Türkiye'nin özellikle sorumlu, yapıcı bir rol oynaması gerektiğini söylüyoruz.

Demokratik Suriye rejiminin Suriye'de yaşayan farklı kimlik ve inançların haklarını anayasal güvenceyle tescil etmesi gerektiğini söylüyoruz.

Suriye, özgürce eşit koşullarda haklarının tanındığı bir ülke olmalı. Suriye'de bunların olabilmesi için de Türkiye öncülük yapmalı. Böyle bir misyon üstlenmeli.

Etiketler