Binlerce yatırımcı bu haberi bekliyordu: Fon yasa teklifi Meclis'te!
Yayın Tarihi: 09.10.2026 - 16:37
AK Parti, tasfiyesine karar verilen fonlarına ilişkin kanun teklifini Meclis'e sundu. Teklif, yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yolunu açıyor.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 131 yatırım fonunun süreçlerini düzenleyen kapsamlı bir kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan teklif, olağan bir tasfiye sürecinin ötesinde; varlıkların gerçek ekonomik değerleriyle nakde çevrilmesini, fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını ve yatırımcı mağduriyetlerinin hızlı bir şekilde giderilmesini hedefliyor.
Kamu Bütçesine Yük Getirmeyecek
Teklifin genel gerekçesinde, söz konusu fonların kendine özgü yapısı nedeniyle olağan tasfiye usullerinin dışına çıkıldığı vurgulandı. Düzenlemenin genel ve sürekli bir rejim kurmadığı, yalnızca 17 Eylül 2026 kararları kapsamında tasfiye edilen ve kanunun yayımı tarihinde süreci tamamlanmamış 131 fonu kapsadığı belirtildi. Ayrıca kurulacak sistemin kamu bütçesine herhangi bir mali külfet veya yük getirmeyeceği, ödemelerin tamamen fonların kendi malvarlığı ile geri kazanılan tutarlardan karşılanacağı ifade edildi.
Yatırımcılara 1 Milyon TL'ye Kadar Ara Ödeme İmkânı
Tasfiye malvarlığının anında tam ödemeye yetmemesi durumunda yatırımcıların tasfiye tamamlanıncaya kadar mağdur olmasını önlemek amacıyla ara ödeme mekanizması getiriliyor.
Net Yatırım Tutarı Ölçütü: Ödemelerde kağıt üzerindeki değerler yerine, yatırımcının fona fiilen koyduğu ve TÜFE ile Yİ-ÜFE ortalamasına göre güncellenen "net yatırım tutarı" esas alınacak.
Azami Ara Ödeme: Yatırımcılara kişi başına azami 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilecek. Nakdin yetersiz kalması durumunda küçük yatırımcıların korunması amacıyla net yatırım tutarı en düşük olanlardan başlanarak ödeme yapılmasına imkân tanınacak. Ara ödemeler karşılığında katılma payları hemen iade edilmeyecek, nihai tasfiye sürecinde mahsuplaşma yapılacak.
Hukuka Aykırı Çıkarılan Değerler Geri Kazanılacak
Teklifle birlikte, fon malvarlığından mevzuata aykırı ya da gerçek bir ekonomik amaç taşımayan muvazaalı işlemlerle (kredi, borç, avans, devir, temlik vb.) üçüncü kişilere aktarılan değerlerin takibi sıkılaştırılıyor.
İlk olarak portföy yönetim şirketlerinin sorumluluğuna gidilecek.
Buradan tahsil edilememesi durumunda, zarar oluşumunda sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişilerin malvarlıkları hedef alınacak.
Bu kapsamdaki takip ve tahsilat işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 6183 sayılı Kanun ve Bankacılık Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülecek.
El konulan Değerler Fonlara Aktarılacak
Soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında elkonulan ya da müsadere edilen malvarlığı değerlerinin, fonlarla doğrudan bağlantısının kurulduğu ölçüde yatırımcı zararlarının giderilmesinde kullanılması öngörülüyor. Doğrudan iadesi mümkün para ve sermaye piyasası araçları Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 131. maddesi kapsamında fona iade edilirken, diğer malvarlıkları TMSF'nin kayyımlığı altında dava sonucu beklenmeksizin nakde dönüştürülerek özel geri kazanım hesaplarına aktarılacak.
Her fon için TMSF nezdinde ayrı alt hesaplardan oluşan özel bir "geri kazanım hesabı" kurulacak. Bu hesaplarda biriken tutarlar haczedilemeyecek, ihtiyati tedbir veya ihtiyati hacze konu edilemeyecek ve yalnızca ilgili fonun yatırımcılarına ödeme yapılması amacıyla kullanılacak.
İsteğe Bağlı İade Mekanizması
Teklif, gerçeğe aykırı fiyat hareketleri veya değerler üzerinden fondan erken çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde kazanç elde eden kişiler için isteğe bağlı bir iade mekanizması da öngörüyor. Emsal fon getirileri baz alınarak hesaplanacak olağan dışı kazançların gönüllü olarak iade edilmesi, ilgili kişilerin hukuki ve cezai sorumluluklarını ortadan kaldırmamakla birlikte, fon kaynaklarının adil dağıtımına katkı sunacak.
Yasalaşması halinde 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek olan kanun teklifi, sermaye piyasalarında güvenin, açıklığın ve istikrarın korunmasını, yatırımcı haklarının güvence altına alınmasını ve usulsüzlüklerin faturasının masum yatırımcılara kesilmesinin önlenmesini amaçlıyor.