Bu yönetmelik huzur bırakmaz
Yayın Tarihi: 07.05.2026 - 12:40
Huzurevlerine kabul şartları yeniden düzenlendi. 70 yaş üstüne doğrudan başvuru hakkı tanınırken, 60-69 yaş grubuna sağlık raporu şartı getirildi. Başvuru koşulları ağırlaştırıldı. Uzmanlara göre bu düzenleme artan bakım ihtiyacına çözüm üretmek yerine kamu bakım hizmetlerine erişimi zorlaştıracak.
Ülkede derinleşen ekonomik kriz ve artan hayat pahalılığı, toplumun en savunmasız kesimi olan yaşlıları vurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yeni yönetmeliğiyle birlikte huzurevlerine kabul bakım hizmetleri ve yerleştirme süreçlerini daha da zorlaştırıldı. Yeni yönetmelikle 70 yaş üstüne doğrudan başvuru hakkı tanınırken, 60-69 yaş grubunun kabulü için sağlık raporu şartı getirildi.
Yeni düzenlemeyle yaşlı bakım hizmetleri dört farklı seviyeye ayrıldı. Bu seviyeler sırasıyla bağımsız bireyler, gözetim ihtiyacı olanlar, sürekli bakım ihtiyacı olanlar, düzeyde bakım gerektiren bireyler olarak düzenlendi. Kimsesiz ve bakıma muhtaç bireyler en öncelikli grup olarak değerlendirilecek.
Yönetmelikte başvuru yapacak kişilerde ruh sağlığının yerinde olması, bulaşıcı hastalık bulunmaması ve bağımlılık geçmişinin olmaması gibi şartlar konuldu.
KAMU TOPU TACA ATTI
Uzmanlara göre yeni yönetmelik sorunları çözmek bir yana daha da ağırlaştıracak.
Ege Geriatri Derneği Başkanı Psikolog Mevlüt Ülgen, yaşlı bakım hizmetlerine erişimin giderek zorlaştığını savundu. Ülgen, görüşlerini şöyle özetledi: “Evde bakım desteğine ihtiyaç duyan yaşlı oranını genel nüfusta yüzde 16,4’e, 75 yaş üzerinde ise yüzde 26,9'a ulaştı. Buna karşın son bir yılda evde bakım desteği alanların oranı yalnızca yüzde 2,5. Ülkede 38 bin kapasiteli 458 huzurevi var. Kamuya ait olanların kapasitesi 20 bin kişiyle sınırlı.”
KUYRUKLAR UZUYOR
Kamu kurumlarında yıllarca sıra beklendiğini hatırlatan Ülgen sözlerini şöyle sürdürdü: “Özel huzurevlerinin ücretleri ise 80-100 bin TL aralığında. Emekliler için erişilebilir değil. Zaten kamunun sunabildiği ihtiyacın çok gerisinde. Yeni yönetmelik sorunu çözmek yerine talebi sınırlamaya yönelik. Kamu adeta topu taca atıyor. Yaşlı dostu toplum ve kent yaklaşımı çerçevesinde güvenli, engelsiz konut, kent ve hizmetler yaşama geçirilmeli. Onları hareketsiz yaşama ve izolasyona sürüklemekten vazgeçilmeli. “
'20 BİN KİŞİ SIRADA'
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şube Başkanı Tufan Fırat Göksel ise değişikliğin sosyal adalet açısından ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. 20 bin kişinin huzurevi sırası beklediğini hatırlatan Göksel şöyle konuştu: Bazı kişiler 15 yıla varan bekleme süreleriyle karşı karşıya. Son yıllardaki ekonomik sıkıntılar huzurevi başvurularını artırdı. Eskiden huzurevi bir tercihti, bugün zorunluluk. İnsanlar emekli maaşıyla kira ödeyemediği için huzurevine başvuruyor" dedi. Özel huzurevlerindeki ücretler yüksek. 10 milyona yakın yaşlı nüfusun 2 milyona yakını yalnız yaşıyor. Sorun yalnızca huzurevi kapasitesi değil. Yoksullaşarak yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız. Evde bakım, evde sağlık ve sosyal destek mekanizmaları yetersiz. Gelir eşitsizliği çözülmeden ne kadar kurum açarsanız açın başvuru artmaya devam eder. Yaşlılık Türkiye’de giderek sınıfsal bir meseleye dönüşüyor.”
KAMUYA AİT HUZUREVİ KAPASİTESİ 16 BİN
TÜİK 2025 verilerine göre;
• 65 ve üzeri yaşlı nüfus son 5 yılda yüzde 20,5 arttı
• Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
• 2024'te yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki yaşlı kadınların oranı yüzde 24,2, yaşlı erkeklerin oranı ise yüzde 22,3.
• Ülke genelinde 460'a yakın huzurevi bulunuyor.
• Devlete bağlı huzurevlerinde 14–15 bin, özellerde 13 bin, diğer kamu kuruluşlarında ise 2 bin olmak üzere 30 bini aşkın kişi huzurevlerinde kalıyor.