Terör örgütü YPG yandaşlarının Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik düzenlediği saldırıya tepkiler sürerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan "Hesabı sorulacak" mesajı verdi.
"SDG ADLI YAPI, MUTABAKATA UYMADI"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor. Suriye'de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Aziz milletim, kıymetli yol arkadaşlarım; komşumuz Suriye, 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği ve bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. Ancak SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, 10 Mart mutabakatına uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askerî hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı" ifadelerini kullandı.
"BAYRAĞIMIZA UZANAN ELLERİ BULACAĞIZ"
Erdoğan, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan bayrak provokasyonuna, "Terör örgütünün varlığını devam ettirmesi mümkün değildir. Şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle bir netice alma imkanı kalmadı. Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulacak, bunun hesabını mutlaka soracağız. İhmali ve kusuru olan kim varsa gereken yapılacak" diyerek tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatine getirmek istiyorum. Meclis çalışmalarımız oldukça yoğun bir tempoda devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, meclis iç tüzüğüyle bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz.
"CHP JET SOSYETESİNİN MİLLETLE DERDİNİN OLMADIĞINI İYİ BİLİYORUZ"
CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor.
Milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor. malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Sizlerin de yakın takibiyle inşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin en yüzde 70'ini aşmıştır.
"EMEKLİLERİN YAŞADIKLARI SIKINTININ FARKINDAYIZ"
Bunları söylerken her talebi karşıladık iddiasında değiliz. Emeklilerin yaşadıkları her sıkıntının farkındayız. Şunu tüm emeklilerimizin bilmesini arzu ediyorum; emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Emeklilerimizin taleplerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bundan sonra da aynı hassasiyetle davranmaya devam edeceğiz.
"ENFLASYON DÜŞTÜKÇE İNSANIMIZIN ALIM GÜCÜ ARTACAK"
Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha da artacak. Milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Sadece ekonomide değil Türkiye'yi sadece ekonomide değil askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Biz meydanlar emeklilerimize şunu yapacağız diye söz verip işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim derdimiz, ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var.
Altını çizerek belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur. İttifak olarak Meclis çalışmalarında da örnek ve lokomotif kadro biz olacağız.
Ülkemizde, bölgemizde, dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit olduğumuz iki haftayı geride bıraktık.
"GENÇLERE VERDİĞİMİZ 2 MÜJDEYİ HATIRLATMAK ARZUSUNDAYIM"
Bunların kapsamlı değerlendirmesine geçmeden evvel, geçtiğimiz günlerde gençlerimize verdiğimiz iki müjdeyi buradan hatırlatmak arzusundayım. Bu müjdelerden ilki kredi ve burs oranlarında yaptığımız artışlar. 2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık.
2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Bir diğer müjdemiz Gençliğin Üretim Çağı kısa adıyla GÜÇ programıdır. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız.
"BAŞARILI OPERASYONLARINDAN DOLAYI SURİYE HÜKÜMETİNİ, SURİYE ORDUSUNU TEBRİK EDİYORUZ"
Komşumuz Suriye, ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. SDG denilen yapı ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. SDG olumlu hiçbir adım atmadı. Mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivil ve askerlere saldırmayı sürdürdü. SDG denilen yapının uzlaşmaz tutumuydu. Tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Ancak SDG denilen yapının tavrında değişiklik olmadı. Suriye ordusu Ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi. Öncelikle şunu bir kez daha hatırlatmak isterim; Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükümetini, Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
"BAYRAĞIMIZA UZANAN KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAĞIZ"
Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.
Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.
Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz. Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz.
Şunu da özellikle ifade etmek isterim. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik.
Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar. Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır.
Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Bizim hiçbir ülkenin toprakların gözümüz yok, hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz.
"SAYIN TRUMP'LA VERİMLİ TELEFON KONUŞMASI GERÇEKLEŞTİRDİK"
Dün ABD Başkanı Sayın Trump'la verimli bir telefon konuşması gerçekleştirdik. Birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla örgütün kontrolündeki topraklar özgür olacak.