A+ A-
Yorum
10

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu topraklar bir su medeniyetidir

Yayın Tarihi: 02.04.2026 - 15:07
Ankara Beştepe'de düzenlenen DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulunuyor.
Kaynak:HABER MERKEZİ

Ankara Beştepe'de bulunan Millet Kongre ve Kültür Merkezi'de DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni düzenleniyor.

Törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulunuyor.

"HİZMETE ALACAĞIMIZ YATIRIMLARIMIZIN 54'Ü BARAJ VE GÖLET"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan satır başları şunlar:

Aziz milletim, Tarım ve Orman Bakanlığımızın kıymetli mensupları, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz tarafından yapımı tamamlanan 563 tesisin toplu açılışını gerçekleştireceğimiz bu anlamlı tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hepiniz hoş geldiniz.

Birazdan hizmete alacağımız önemli yatırımların ülkemiz, milletimiz ve şehirlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 54'ü baraj ve gölet.

"TAMAMLADIĞIMIZ BU TESİSLER EKONOMİYE 22 MİLYAR TL KATKI SAĞLAYACAK"

109'u sulama tesisi. 18'i içme suyu tesisi. 11'i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri.

371’i taşkın kontrol tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış oluyoruz. 52 bin 400 dekar araziyi taşkının zararlarından koruyacağız.

Tamamladığımız bu tesisler ekonomimize 22 milyar lira katkı yapacak.

"BU TOPRAKLAR BİR SU MEDENİYETİDİR"

Az sonra canlı bağlantılarla açılışını gerçekleştireceğimiz 563 eserin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüze, yüklenici firmalarımıza, proje aşamasından inşa sürecine kadar bu eserlerin yapımında emeği geçen her bir kardeşime teşekkür ediyorum.

Kıymetli misafirler, şunu evvel emirde ifade etmek isterim. Hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan, alimlerimizin, ariflerimizin ve gönül erlerimizin ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar her vehçesiyle bir su medeniyetidir.

"SU, BU MİLLETİN KÖKLERİNDE BEREKETİN SİMGESİDİR"

Bin yıl önce dergahlarını su kıyılarına kurarak kalplere ve zihinlere iyilik tohumları eken, diyarı ruhunu adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur.

İnancına dört elle sarılan ve su gibi aziz ol diye dua eden bu milletin ruh köklerinde su, temizliğin, saflığın, güzellik ve bereketin simgesidir.

Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider diye sorulunca su cevabını veren Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş, güzel ve tatlı suyu insanlara takdim etmenin Allah katında mükafatla karşılık bulacağını müjdelemiştir.

"BU SEBİLLER MERHAMETİMİZİN ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜĞÜ ESERLERDİR"

Bizler öyle bir su medeniyetinin mensuplarıyız ki ecdadımız Allah'ın rızasından başka hiçbir çıkar gözetmemek anlamına gelen fi sebilillah kavramını kısaltıp çeşmelerine sebil ismini vermiştir.

Kuşların bile unutulmadığı bu sebiller bizim nice zamanlar ruhumuzun, yüksek seciyemizin, şefkat ve merhametimizin ete kemiğe büründüğü eserlerdir.

Su vakıflarını, su sebillerini bir sadaka-i cariye olarak gören ecdat, hastalarını bile su sesiyle tedavi etmiştir.

Hayratlarıyla, şadırvanlarıyla ve su yollarıyla atalarımız adeta sıfırdan bir ümran inşa etmiştir.

Su saatlerimiz, su terazilerimiz ve su kemerlerimiz, bunların tamamı birer sanat ve mühendislik şaheseridir.

Hülasa, medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir.

"EN STRATEJİK VE EN DEĞERLİ KAYNAK, SUDUR"

Değerli dostlar, güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılda en stratejik ve en değerli kaynak, üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur.

Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır.

Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz.

İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor.

Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor.

"DÜNYADA 2,2 MİLYAR İNSAN SAĞLIKLI İÇME SUYUNA ERİŞEMİYOR"

Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5'i tatlı sulardan oluşuyor.

1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın, aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır.

Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken, hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor.

Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor.

"GEÇTİĞİMİZ SENE 2 BİN 334 ORMAN YANGININA MÜDAHALE ETTİK"

Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor.

Tüm bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu, yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor.

Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz.

Son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine kadar yaşadığımız olaylarla iklim değişikliği sebebiyle birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Sadece geçtiğimiz sene 2 bin 334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi.

Etiketler