Deprem Kahramanı Tır Şoförü "Kadranı Görmemek İçin Peçeteyle Kapattım"
Yayın Tarihi: 06.02.2026 - 13:36
6 Şubat depremlerinde yardım tırını afet bölgesine ulaştırmak için 1030 kilometrelik yolu sadece 9 saatte giden Tır Şoförü Kazım Budak'ın fedakarlığı, bir Fransız gazetecinin gözlemleriyle bir kez daha gündeme geldi. Budak, "Kadranı görmemek için peçeteyle kapatmıştım. Sıkışmadıkça frene hiç basmadım" sözleriyle o anları anlattı.
Kaynak:HABER MERKEZİ
6 Şubat'ın yıkıcı depremlerinin ardından yardım seferberliğinde ortaya konan sayısız kahramanlık hikayesinden biri de Tır Şoförü Kazım Budak'a ait. Depremin ilk saatlerinde, enkaz altındakilere ulaşacak yardım malzemelerini taşıyan Budak, normal şartlarda çok daha uzun süren 1030 kilometrelik mesafeyi, inanılmaz bir fedakarlık örneği göstererek sadece 9 saatte kat etti. Yaptığı işin olağanüstü riskini, "Kadranı görmemek için peçeteyle kapatmıştım. Sıkışmadıkça frene hiç basmadım" sözleriyle anlatan Budak, zamanın can olduğu o anlarda nasıl bir mücadele içine girdiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Fransız Gazetecinin Gözlemleri: "Türkler Çıldırmış Gibiydi, Tırlar Fren Yokmuş Gibi Uçuyordu"
O dönem bölgede bulunan uluslararası basın mensuplarının da dikkatini çeken bu olağanüstü çaba, bir Fransız gazetecinin aktarımlarında da yer buldu. Gazeteci, deprem bölgesine yardım götüren Türk tır şoförlerinin performansını, "Türkler çıldırmış gibiydiler. Deprem bölgesine yardım götüren tırlar sanki frenleri yokmuş gibi uçarak gidiyorlardı" şeklinde tarif ederek, yaşanan acil durum ve seferberlik ruhuna tanıklık ettiğini belirtti. Bu ifadeler, sadece Kazım Budak'ın değil, onun gibi yüzlerce nakliyecinin, can pazarına dönen yollarda hayat kurtarmak için kendi hayatlarını riske attığının uluslararası bir kanıtı oldu.
Kahramanlığın Adı: Sessiz Fedakarlar
Kazım Budak'ın hikayesi, 6 Şubat afetinde cephede olmayan ama cephe gerisinde destan yazan isimsiz kahramanlardan yalnızca birine ışık tutuyor. Onun ve meslektaşlarının o gece yolları aşındırırken gösterdiği insanüstü çaba, afet anında milletçe kenetlenmenin ve dayanışma ruhunun en somut örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Freni olmayan bir araç değil, ama "frene basmamayı" göze alan bir yürek, bir milletin acısını dindirmek için yollara düşmüştü. Bu fedakarlık, afet sonrasındaki zorlu koşullarda yaşam mücadelesi verenler için zaman kazanmak, onlar için bir umut olmak adına sergilendi.