A+ A-
Yorum
10

Selvi: “Komisyon görev tanımının dışına çıkarsa dağılır gider”

Yayın Tarihi: 29.08.2025 - 09:38
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yalnızca PKK’nın silah bırakma sürecine hukuki zemin hazırlamakla görevli olduğunu vurguladı. “Görev tanımının dışına çıkarsa işlevsiz kalır, dağılır gider” diyen Selvi, CHP ve DEM Parti’nin farklı gündemlerle komisyona yüklenmesinin tehlikelerine dikkat çekti.
Kaynak:HABER MERKEZİ

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, 29 Ağustos tarihli köşe yazısında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görev sınırlarına dikkat çekti. Selvi, komisyonun yalnızca PKK’nın silah bırakma ve tasfiye sürecine yönelik hukuki düzenlemeleri hazırlamakla yükümlü olduğunu belirtti.

CHP’nin komisyonu Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanlarının durumuna zemin olarak kullanmak isteyebileceğini, DEM Parti’nin ise Kürt sorununun çözümünü gündeme taşımak isteyebileceğini ifade eden Selvi, “Ama bunlar bu komisyonun görevi değil” dedi. “Eğer bu komisyon amacının ötesinde işler yapmaya soyunursa, hukuki düzenlemeleri de yapamaz. Böylece işlevsiz kalır, dağılır gider” uyarısında bulundu.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın komisyona sunduğu geniş kapsamlı gündem maddelerini eleştiren Selvi, bu tür yaklaşımların komisyonun odağını dağıtabileceğini savundu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın “Bu komisyonun tarihi misyonu Türkiye’nin bu meseleyi kapatmasıdır” sözlerini de aktaran Selvi, sürecin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

"Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk toplantıda komisyonun çerçevesini çok net olarak çizdi. Bu komisyonun görevinin PKK’nın silah bırakma ve tasfiye sürecindeki hukuki zemini hazırlamak olduğunu belirtti. Bu komisyonun Kürt sorununu çözme ya da Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde çalışmaları yapmak gibi bir görevinin olmadığını belirtti. CHP bu komisyonu Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanlarının bırakılması için bir zemin olarak kullanmak isteyecektir. Zaten o yönde bir teklif sundular. Ya da DEM Parti, Kürt sorununun çözümünü isteyebilecektir. Ama bu komisyonun görevi değil. Onlar için ayrı komisyonlar kurulabilir. Eğer bu komisyon amacının ötesinde işler yapmaya soyunursa o zaman yapması gereken hukuki düzenlemeleri de yapamaz. Böylece işlevsiz kalır. Dağılır gider.

Komisyonda konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın, Can Atalay kararından korsan yemin töreni yapan teğmenlerin disiplinsizlik nedeniyle TSK’dan ihracına, Ekrem İmamoğlu’nun avukatının tutuklanmasından kayyum uygulamalarına, hakim ve savcılar için coğrafi teminata kadar birçok konuyu aynı çuvalın içine doldurup, komisyonun gündemine taşıması gibi.

Bu komisyonun önündeki en büyük handikap, görev tanımının dışına çıkmak olur. Biz bunu geçmiş süreçlerde yaşadık. Bunların hepsini çözemiyoruz o zaman bu komisyona ne gerek var denilebilir. Bu komisyonun dağılması iyi olur mu? Bu aşamada Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın yaptıkları itiraz yerinde oldu.

Hüseyin Yayman daha önceki çözüm süreçlerinde akil insanlar heyetinde yer almış, 'Türkiye’nin Kürt Sorunu Hafızası' gibi değerli bir çalışmaya imza atmış bir entelektüel. Bir anlamda bu süreçlerin hafızası.

Hüseyin Yayman’ın, 'Bu komisyonun adı ‘Kürt sorununu çözme’ komisyonu değildir. Kayyum meselesini ya da diğer hukuksal sorunları çözme komisyonu da değildir. Gerekirse bunlar için Meclis başka komisyonlar kurulabilir. Bu komisyonun tarihi misyonu Türkiye’nin bu meseleyi kapatmasıdır. Tarihin dönüm noktasında böyle bir fırsat heba edilmemelidir' uyarısı çok önemli."

Etiketler