OMÜ’lü Uzmandan Samsun İçin Deprem Uyarısı
Yayın Tarihi: 14.03.2026 - 09:47
OMÜ’lü Doç. Dr. Faruk Aylar, Samsun’da heyelan alanları, dolgu sahaları ve kıyı kesimlerinde zemin sıvılaşmasının depremde ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Tokat’ın Niksar ilçesinde meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin Samsun’da da hissedilmesinin ardından uzmanlardan dikkat çeken bir uyarı geldi. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Aylar, kentte özellikle heyelan riski taşıyan yamaçlar, dolgu sahaları ve kıyı kesimlerindeki zemin sıvılaşmasının olası bir depremde ciddi can ve mal kayıplarına yol açabileceğini söyledi.
Samsun Kuzey Anadolu Fay Hattı’na Yakın Konumda
Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşanan 5.5 büyüklüğündeki depremin Karadeniz’de birçok ilde hissedilmesi, Samsun’un deprem gerçeğini yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Aylar, Samsun’un deprem açısından risk taşıyan iller arasında yer aldığını ifade etti.
Aylar, Türkiye’deki en aktif fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Samsun’un güney ilçelerine yakın bir konumda bulunduğunu belirterek, geçmişte özellikle Vezirköprü ve Lâdik ilçelerinde meydana gelen depremlerin ciddi hasarlara neden olduğunu hatırlattı. Bu durumun Samsun’un deprem tehlikesine karşı hazırlık seviyesinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını söyledi.
Dikey Yapılaşma ve Heyelan Tehlikesi Uyarısı
Kentte son yıllarda hızla artan dikey yapılaşmanın yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Aylar, özellikle yamaç alanlarda yoğunlaşan yapılaşmanın ilerleyen süreçte ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Samsun merkez ve bazı ilçelerde heyelan duyarlılığı yüksek bölgelerin bulunduğunu belirten Aylar, yalnızca depreme dayanıklı bina yapmanın yeterli olmadığını dile getirerek şu uyarıda bulundu:
"Depreme dayanıklı binalar yapılması önemli ancak bu yapılar her zaman heyelana karşı güvenli olmayabilir. Özellikle yamaç arazilerde yapılan yoğun yapılaşma ileride ciddi riskler oluşturabilir."
Sahil Kesimlerinde Zemin Sıvılaşması Riski
Samsun’da yapılaşmanın daha dikkatli planlanması gerektiğini vurgulayan Aylar, kentte üç önemli risk alanı bulunduğunu söyledi. Bu risklerin başında heyelan alanları, dolgu sahalarının durumu ve kıyı bölgelerinde görülebilecek zemin sıvılaşması geliyor.
Özellikle Atakum ilçesinin güney kesimlerinde yoğun yapılaşma bulunduğunu belirten Aylar, Balaç bölgesinin geçmişte "Göçük Mevkisi" olarak anıldığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
"Mahalle sakinleri bu alanın yapılaşmaya uygun olmadığını yıllardır dile getiriyor. Buna rağmen bölge imara açıldı ve çok katlı yapılar yükseldi. Olası bir depremde heyelan ve zemin hareketleri ciddi sonuçlar doğurabilir."
Uzmanlara göre sahil dolgu alanlarında ise deprem sırasında zemin sıvılaşması meydana gelebilir. Bu durum binaların temel dayanıklılığını zayıflatarak ciddi hasarlara yol açabiliyor.
Uzmanlar, Samsun’da artan nüfus ve yapılaşma dikkate alındığında deprem riskine karşı bilimsel veriler ışığında planlama yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kentte afet risklerinin azaltılması için özellikle zemin etütleri, imar planları ve yapılaşma süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor.