A+ A-
Yorum
10

Binlerce Yıllık Trabzon Hasırı Altınla Buluştu

Yayın Tarihi: 28.02.2026 - 10:48
İskitler dönemine uzanan zırh örücülüğü, Karadeniz’de altınla birleşerek günlük hayatta ve düğünlerde kullanılan Trabzon hasırına dönüştü. Her ilmek, el emeği ve kadim bir hikâye taşıyor.
Kaynak:İHA

Tarihi Zırhtan Altın Kumaşa

Trabzon hasırının kökeni, İskitler dönemine kadar dayanıyor. Binlerce yıl önce savaşçıları korumak için kullanılan metal örgü tekniği, günümüzde Trabzon’da altının tel haline getirilip ilmek ilmek örülmesiyle "altın kumaş" formuna dönüştü. Sabır ve ustalık gerektiren bu teknik, Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takısı olarak uzun yıllardır varlığını sürdürüyor.

Düğün Takısından Günlük Hayata

Son 10-15 yılda geliştirilen yeni tasarımlar, Trabzon hasırını yalnızca düğün takısı olmaktan çıkararak günlük kullanım alanına taşıdı. Bileklik, kolye, küpe ve yüzük gibi modern modellerle farklı yaş gruplarına hitap eden ürünler, tamamen el emeğine dayanıyor. Altın teller laboratuvar analizlerinden geçirildikten sonra örücülere teslim ediliyor ve bir haftayı bulan süreçte 10 bin ila 50 bin arasında ilmek atılarak takıya dönüştürülüyor.

Altın İlmeklerin Ekonomik Değeri

Trabzon hasırı sadece kültürel değil ekonomik değer olarak da dikkat çekiyor. Gram altındaki artışlarla birlikte bazı setlerin fiyatı milyon liraları buluyor, özel tasarımlar otomobil fiyatlarıyla yarışıyor. Yüksek gramajlı ürünler 1 milyon TL’nin üzerine çıkarken, özel siparişlerde fiyatlar birkaç milyon liraya kadar ulaşabiliyor. Dayanıklı yapısı sayesinde defalarca işlenebilen hasır, yatırım aracı olarak da değerlendiriliyor.

"Trabzon Hasırı Türkiye Mücevher Sektörünün Ağır Abisi"

Altın işletmecisi Fatih Yılmaz Akdin, Trabzon hasırının Türkiye’de eşsiz bir üretim tekniğine sahip olduğunu vurguluyor:
"Bu sanatın kökeni İskitler dönemine kadar dayanıyor. Zırh örücülüğünden gelen teknik, ustalar tarafından takıya dönüştürülmüş ve bambaşka bir kimlik kazanmıştır. Bugün günlük kullanım takıları arasında da üst sıralarda yer alıyor. Çok dayanıklı, defalarca işlenebilir ve kolay kolay bozulmaz.

Her İlmekte Bir Hikâye

Trabzon hasırının üretimi tamamen el emeğine dayanıyor ve siyanür kullanılmadan çevre dostu yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Her ürün farklı ellerden çıktığı için benzersiz bir hikâye taşıyor. Örücüler, 10 bin ila 50 bin ilmek atarak altını adeta kumaş gibi işliyor. Üretimde kadınların rolü büyük; yaklaşık yüzde 90’ı kadınlardan oluşan ekipler, geleneksel teknikleri modern tasarımlarla birleştiriyor.

Meslek Bir Tutku

Altın örücülüğü yapan Hülya Özkara, işin inceliklerini anlatıyor:
"Bu iş bizim için yemek içmek gibi bir şey. Sadece tepe kırmak ya da altın deliğini görmek değil; çok daha ince detayları var. Sevmeden yapılamaz."

22 yıldır Trabzon hasırı örücülüğü yapan İlknur Mazlum ise, işi sevmek gerektiğini belirtiyor:
"Maddi olarak düşünürsen yapamazsın. Bir haftada biten de var, üç günde biten de. Ürüne bakıp 'Bunu ben mi yaptım?' diye gurur duyuyorsun."

Trabzon hasırı, binlerce yıllık tarih, el emeği ve estetiğin birleştiği bir kültürel miras olarak hem mücevher dünyasında hem de yatırım alanında değerini sürdürüyor.

Etiketler