Spor kenti Trabzon’da futbol sevgisi öylesine üst seviyedeydi ki, Beden Terbiyesi Bölge Asbaşkanlığı görevinde bulunan Hüseyin Avni Aker, şehre bir stat kazandırmak için kolları sıvadı.
Kolay değildi elbette, o dönem böylesine önemli bir alanı şehrin hizmetine sunmak.
Öyle ya, arkanızda sizi desteleyecek siyasiler yok… Arkanızda sizi koruyup kollayacak güçler de yok…
Tek gücünüz azminiz…
Hüseyin Avni Aker, şu an adının silindiği ve ‘Millet Bahçesi’ yakıştırması yapılan araziyi alabilmek için yollara koyuldu… Ankara’da bir dizi görüşmeler yaptı…
Ancak işler kolay değildi… Çoğu kez çaldığı kapılardan geri döndü… Pes etmedi… Ankara’da birçok kişinin, ‘Bu senin yapabileceği bir şey değil. Kolay mı öyle siyasileri ikna edip o araziyi Trabzon şehrine, futbolla yatıp futbolla kalkan gençlere kazandırmak?
Elbette kolay olmadı… Ancak cansiperane uğraşları karşılık buldu.
Arazinin tapusu alıp Trabzon’a döndü… Yeterli değildi elbette verilen alan…
Kendisine ait toprakları da Trabzonspor’a hibe etti…
Onun müthiş çabası karşılık buldu.
Sanat Okulu ile Yeni Mahalle arasındaki uçurumlar dolduruldu.
Altmış kişilik kapalı ve açık tribün yapıldı.
3 YILDA TAMAMLANDI, 40 BİN LİRAYA MALOLDU!
1948 yılında yapımına başlanan stat 1951’de tamamlandı ve Trabzon şehrinin hizmetine sunuldu.
Tüm çalışmalar 40 bin liraya mal olmuştu…
Hüseyin Avni Aker, hayatını verdiği bu stadın bittiğini maalesef göremedi. Ancak bu mabet tamı tamına 65 yıl Trabzon futboluna hizmet verdi.
Yıllar sonra, Hüseyin Avni Aker’in kızı Türkan Aker Köseoğlu, stadın yapılış hikayesini ve o günleri Trabzonspor Dergisi'ne anlatırken bir yandan gururlu, diğer yandan da hüzün doluydu.
Türkan Aker Köseoğlu o günleri şöyle anlattı:
MİLLETVEKİLİ OLMAYI KABUL ETMEDİ!
“Babam, Vakfıkebir’in Çavuşlu Köyü’nde dünyaya gelmiş. Trabzon’a gelmişler. İstiklal Savaşı’na katılarak düşmanla savaşmış. İlkokul öğretmenliği yapıyordu ancak o sadece beden eğitimi öğretmeni değildi. Trabzon tarihinin ilk beden öğretmeniydi. Trabzon Lisesi ile Ticaret Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. Buralarda da başarılı olunca Beden Terbiyesi Bölge Asbaşkanlığı görevine getirilmişti. O Trabzon’da sporu sevdiren ve ilerleten insandı. O kadar iyi bir insandı ki, kardeşlerine çifter çifter elbise diktirdiğini hatırlıyorum. Hatta milletvekili adayı olması için teklif gelmiş, o ise ‘Enerjimi Trabzon’a vereceğim’ diyerek bu teklifi kabul etmemişti…”
AYLARCA AT ARABALARIYLA TOPRAK TAŞINDI!
"Şimdiki Trabzon Lisesi’nin karşısında Orman Okulu lojmanları vardı. O lojmanların hemen yanında üzeri tahtalarla kapatılmış bir saha vardı ve o saha berbattı. Bayram törenleri de orada yapılırdı. Bu şartlar Trabzon’da bir sahaya ihtiyaç olduğunu gösterdi ve babamdan istekte bulundular. Stat yapılan o alan tütün tarlasıydı ve birtakım araştırmalardan sonra orayı seçtiler. Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı o arsayı satın aldı. Ben o sıralarda 15 yaşlarındaydım. O alan evimizin yakınındaydı ve sürekli oraya toprak yığıldığını görüyordum. Toprağı da at arabalarıyla taşıyorlardı. Ara sıra evimizin üst katına çıkıp bakıyorduk oraya.
BABAM STADYUMUN BİTİŞİNİ GÖREMEDİ!
Stadın yapıldığı yer bugünkü gibi değildi tabi ki. Daha doğrusu Trabzon’da o dönem düz bir yer yoktu. Hatta bizim tütün tarlalarımızın bir kısmı bile gitmişti stat için. Babam stat için gerçekten çok çalıştı, emek sarf etti. Hatta bir ara çok yorulduğu için Beden Terbiyesi'nden bir öğretmen daha istedi. Ve Hayri Gür ile Turgut Bey isimli bir öğretmen daha gönderdiler. Aylarca hatta senelerce dolduruldu orası. Çok uzun sürdü çalışmalar. Bitişini göremedi babam, görseydi çok sevinecekti. Biz de ismi verildiği zaman çok sevinmiştik."
YARIN: STAT İÇİN EN ÇOK AVNİ AKER UĞRAŞTI, ONUN ADI YAKIŞIR BURAYA!
HÜSEYİN AVNİ AKER İZMİR’DE YUNAN’I DENİZE DÖKTÜ!