Yomra-Şana'da Tarih ve Doğa Buluşması
Yayın Tarihi: 15.02.2026 - 15:21
Doğa-Tarih Derneği, Yomra-Şana Gumula Çiftlik'te düzenlediği etkinlikle bölgenin tarihi ve kültürel mirasını tanıttı. 17. yüzyıl kadı sicilleri, Rus yolu ve etnografik eserler ziyaretçileri bekliyor. (149 karakter)
Karadeniz'in her köyü, her vadisi keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir kültür ve doğa hazinesi barındırıyor. Bu zenginliği gün yüzüne çıkarmak amacıyla Doğa-Tarih Derneği, Yomra-Şana Gumula Çiftlik bölgesine özel bir gezi ve tanıtım etkinliği düzenledi. Prof. Dr. Coşkun Erüz, Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Tarihçi Dr. Yücel Dursun'un rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar adeta zamanda yolculuğa çıktı. Bölgenin doğal güzellikleri eşliğinde, yüzyıllar öncesine uzanan tarihi doku ve kültürel miras yerinde incelendi.
Tarihçi Dr. Yücel Dursun'un "Köy Odası" Müzesi: 17. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Miras
Gumula Çiftlik'te bölgenin tarihi ve etnografik eserlerini bir araya getiren Tarihçi Dr. Yücel Dursun, oluşturduğu özel koleksiyonla ziyaretçileri geçmişe götürüyor. Dursun, yaptığı açıklamada sergiledikleri eserler hakkında şu bilgileri paylaştı: "17. Yüzyıl Kadı Sicillerinden oluşan belgeleri ve bölgemizde düz arazide kullanılan karasaban, ahşap yapımında kullanılan usta baltası, harman tahtası, tarla sürmede kullanılan karasaban oku, Dünya'nın en tehlikeli yolu seçilen tarihi Derebaşı virajlarının yapımında kullanılan kazma ve daha birçok tarım, hayvancılık ve binicilik alanındaki çok özel manevi değeri yüksek eşyaları bu köy odamızda sergiliyoruz." Dursun, atalarının eski dönemlerdeki köy yaşamına özlem duyan, o dönem kullanılan tarım aletlerine merakı olan veya çocuklarına gelecek nesillere kültür mirasını aktarmayı düşünen herkesi Gumula Çiftlik'e beklediklerini ifade etti.
Kaşüstü Yavuz Selim Camii'nden Rus Yolu'na: Tarihi Rotada Keşif Yolculuğu
Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, etkinlik kapsamında gerçekleştirdikleri tarihi rotayı şöyle anlattı: "Öncelikle 1908 yılında yapılmış Kaşüstü Yavuz Selim Camiini ziyaret ettik. Dış duvarları kesme taş olan caminin maalesef iç duvarları, mihrap, minber ve diğer donanımı birbirinden alakasız, seramik malzeme ile tümüyle orijinalliğini kaybetmiştir." Erüz, daha sonra tarihi Rus Yolu'nu yürüyerek Gumula Çiftlik'e ulaştıklarını belirterek, "Eski Rus yolu yapımında, işgal yıllarında bu bölgede çalışan işçilerin yatırıldığı mağara ve devamındaki odalar, taş çeşme, kervan yolları, Dr. Yücel beyin hem kendi aile arşivi hem de çevre ve diğer şehirlerden derlediği tarımsal, hayvansal ve ev kullanımı objelerden oluşan mini müze ev mekanını ziyaret ettik" dedi.
"Her Bölgenin Kendine Has Bir Karakteri ve Kültürü Var"
Prof. Dr. Coşkun Erüz, yaptığı değerlendirmede kültürel mirasın korunmasının önemine vurgu yaparak, "Tüm objelerin kullanım yerleri, tarihleri ve derleme yerleri hakkında grubumuzu detaylı olarak bilgilendirdik. İnsanların yeter ki bir hedefi ve amacı olsun her bölgenin kendine has bir karakteri, tarihi kimliği ve kültürü var. Bu zenginliğimizi tanımak, öğrenmek ve gelecek nesillere aktarmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sedat Türkmen'den Tarihi Şov: Ağa ve Bey Kıyafetleriyle Kahkaha Tufanı
Etkinliğe renk katan isimlerden biri de Yüksek Mimar Sedat Türkmen oldu. Asırlar öncesinde bölgede yaşamış ağaların, beylerin yöresel kıyafetlerini giyerek ziyaretçileri tarihsel bir yolculuğa çıkaran Türkmen, yaptığı şakalar ve ince siyasi mesajları ile geziye katılanları kahkahaya boğdu. Türkmen, etkinlik sonrası yaptığı açıklamada, "Gumula Çiftlik, özellikle cafe-müze konsepti ile küçük grupların bahçeli ev doğallığı beklentilerini karşılayan nitelikte bir mekan olarak misafirlerini ağırlamaktadır" dedi.
Gumula Çiftlik: Kültür Turizminin Yeni Adresi
Trabzon'un Yomra ilçesinde yer alan Gumula Çiftlik, hem doğal güzellikleri hem de tarihi dokusuyla kültür turizmine yeni bir soluk getiriyor. Tarihçi Dr. Yücel Dursun'un özel koleksiyonu, Rus Yolu kalıntıları, kervan yolları ve yöresel mimari örnekleriyle bölge, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi hedefliyor. Doğa-Tarih Derneği'nin düzenlediği bu tür etkinliklerin devam edeceği belirtilirken, katılımcılar unutulmaz bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadı.