Hangi hallerde Ramazan ayında oruç tutulmayabilir?
Yayın Tarihi: 28.02.2025 - 16:20
11 Ayın sultanı Ramazan ayı geldi çattı. Peki binlerce Müslümanın merak ettiği o soruların cevabı ne?
Kaynak:HABER MERKEZİ
Karadeniz Gazetesi her zaman binlerce müslümanın ramazan ayından cevabını aradığı o soruların cevaplarını buldu;
İslam dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş ve güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Ramazan ayında oruç tutmakla yükümlü olan Müslümanlar, bazı özel durumlarda oruç tutmayıp daha sonra kaza etmelerine veya fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır. İşte bu mazeretler ve detayları:
a) Yolculuk:
-
Hüküm: Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için geçerli bir mazeret olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir.
-
Delil: Kur'an-ı Kerim'de, "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar." (Bakara, 2/184) buyurulmaktadır.
-
Uygulama: Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkmak zorunda kalan kişi, yolculukta zorluk çekerse orucunu bozabilir ve daha sonra kaza eder. Ancak orucunu tamamlaması daha faziletlidir. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. (Buharî, "Savm", 34; Müslim, "Sıyam", 15)
b) Hastalık:
-
Hüküm: Oruç tuttuğu takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından endişe eden kişiler, Ramazan ayında oruç tutmayabilir ve iyileştikten sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler.
-
Delil: Yukarıda zikredilen Bakara sûresinin 184. âyeti, hastalık durumuna da işaret etmektedir.
-
Uygulama: Uzman bir hekim tarafından oruç tutmasının sağlığına zarar vereceği bildirilen kişi de hasta hükmündedir ve oruç tutmayabilir.
c) Hamilelik ve Çocuk Emzirme:
-
Hüküm: Hamile veya emzikli kadınlar, oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar verecekse, oruç tutmayabilirler. Daha sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler.
-
Delil: Hz. Peygamber, hamile ve emzikli kadınların bu durumda oruç tutmayabileceklerine dair ruhsat vermiştir. (Nesâî, "Sıyam", 50-51)
d) Zor ve Meşakkatli İşlerde Çalışmak:
-
Hüküm: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına zarar gelmesinden korkan kişiler, özellikle ağır işlerde çalışanlar, oruç tutmayabilir ve daha sonra kaza ederler.
-
Uygulama: Bu durumdaki kişiler, izinli oldukları günlerde veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler.
e) Yaşlılık:
-
Hüküm: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan veya iyileşme umudu bulunmayan kronik hastalar, oruç yerine fidye verebilirler.
-
Delil: Bakara sûresinin 184. âyetinde, "Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir." hükmü yer almaktadır.
-
Uygulama: Bu kişiler, her bir oruç günü için bir fidye (bir fakiri doyuracak kadar maddi yardım) verirler.
Sonuç:
İslam dini, oruç ibadetini yerine getirirken kişilerin güç ve sağlık durumlarını göz önünde bulundurmuş, zorluk durumlarında kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu ruhsatlar, kişilerin hem bedensel hem de ruhsal sağlığını korumayı amaçlamaktadır. Mazeret sahipleri, tutamadıkları oruçları daha sonra kaza edebilir veya fidye verebilirler.