A+ A-
Yorum
10

Ekranın Karanlık Yüzü: Dijital Tükenmişlik Sessizce Yayılıyor

Yayın Tarihi: 17.02.2026 - 10:26
Dijital tükenmişlik alarm veriyor. Sürekli ekran maruziyeti, uyku bozukluğu ve odak kaybına yol açıyor. Uzmanlardan kritik uyarılar.
Kaynak:HABERTÜRK

Bildirim gelmese bile telefona uzanıyor musunuz? Uzmanlara göre bu refleks, dijital tükenmişliğin ilk işareti olabilir. Artan ekran süresi, algoritmaların yönlendirdiği içerik akışı ve "hep çevrim içi olma" baskısı, hem iş hem özel yaşamda zihinsel yorgunluğu derinleştiriyor.

Dijital Tükenmişlik Sendromu Nedir? Belirtileri Neler?

Dijital tükenmişlik sendromu; yoğun ekran maruziyeti, kesintisiz bilgi akışı ve sürekli bağlantıda kalma baskısının yol açtığı zihinsel, duygusal ve fiziksel yorgunluk hali olarak tanımlanıyor. Özellikle uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte modern çağın en dikkat çekici psikolojik sorunlarından biri haline geldi.

Uzmanlara göre bu sendrom;

Sürekli yorgunluk hissi

Konsantrasyon kaybı

Motivasyon düşüşü

Uyku bozuklukları

Göz kuruluğu ve baş ağrısı

Sosyal geri çekilme

Bildirim gelmediğinde bile telefona bakma dürtüsü

gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Özellikle gençler arasında yaygınlaşan "bildirim kaygısı", bireylerin zihinsel olarak sürekli tetikte kalmasına neden oluyor.

Pandemi Sonrası Artan Ekran Süresi Alarm Veriyor

2020’de başlayan küresel salgın süreciyle birlikte dijital platformlara bağımlılık ciddi oranda arttı. Dünya Sağlık Örgütü değerlendirmelerinde, artan ekran süresinin ruh sağlığı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Evden çalışma, çevrim içi eğitim, dijital toplantılar ve sosyal medya kullanımı derken bireylerin günlük ekran süresi 8-12 saate kadar çıktı. İş ve özel yaşam sınırlarının belirsizleşmesi ise zihinsel tükenmeyi hızlandırdı.

Uzmanlar, bu süreci "dijital mesai sendromu" olarak tanımlıyor. Özellikle iş saatleri dışında gelen e-posta ve mesaj bildirimleri, çalışanların zihinsel olarak dinlenmesini zorlaştırıyor.

Sosyal Medya ve Algoritma Döngüsü

Instagram, TikTok ve X gibi platformlar, kullanıcıyı mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi tutmak için kişiselleştirilmiş algoritmalar kullanıyor.

Bu sistemler, dopamin döngüsünü tetikleyen içerik akışlarıyla kullanıcı davranışlarını şekillendiriyor. Kısa vadede eğlenceli görünen bu süreç, uzun vadede dikkat dağınıklığı, üretkenlik kaybı ve zihinsel yorgunluk riskini artırabiliyor.

Ergenlik dönemindeki bireyler için ise sosyal medya; kimlik gelişiminin bir parçası haline gelmiş durumda. Ancak kıyaslama kültürü, beğeni odaklı değer algısı ve siber zorbalık gibi faktörler gençlerde kaygı ve tükenmişlik belirtilerini güçlendirebiliyor.

Dijital Detoks Çözüm Mü? Uzmanlardan Öneriler

Son yıllarda “dijital detoks” kavramı öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, tamamen teknolojiden uzaklaşmanın gerçekçi olmadığını, asıl çözümün bilinçli ve dengeli kullanım olduğunu vurguluyor.

Dijital tükenmişliği azaltmak için önerilen yöntemler:

Günlük ekran süresini takip etmek

Gereksiz bildirimleri kapatmak

Yatmadan en az 1 saat önce ekran kullanımını bırakmak

Haftada en az bir gün sosyal medya molası vermek

Açık havada fiziksel aktiviteyi artırmak

İş saatleri dışında e-posta kontrolünü sınırlandırmak

Teknoloji hayatın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam edecek. Ancak uzmanlara göre asıl mesele; ekranın değil, insanın merkezde olduğu bir denge kurabilmek.

Gelecekte yapay zekâ, artırılmış gerçeklik ve giyilebilir teknolojilerle dijital maruziyetin daha da artması beklenirken, zihinsel sağlığı korumak her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Etiketler