A+ A-
Yorum
10

Mide Koruyucuya Rağmen Süren Şikayetlerin Altında Başka Hastalıklar Yatabilir

Yayın Tarihi: 23.10.2026 - 15:08
Mide Koruyucuya Rağmen Süren Şikayetlerin Altında Başka Hastalıklar Yatabilir
Kaynak:İHA

Mide koruyucu kullanılmasına rağmen devam eden yanma, ekşime ve ağza acı su gelmesi, yalnızca ilacın etkisiz kaldığı anlamına gelmeyebilir. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, bu ilaçların mide asidi salgısını azalttığını, ancak benzer şikayetlere yol açan her sorunu ortadan kaldırmadığını belirtiyor.

Mide Koruyucular Asit Salgısını Azaltıyor, Ancak Her Şikayeti Çözmüyor

Halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen proton pompa inhibitörlerinin, mide asidinin salgılanmasını baskılayan ilaçlar olduğunu anlatan Medicana Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, "Bu ilaçlar mide asidi salgısını azaltarak gastrit, reflü ve ülserle ilişkili yakınmaların hafiflemesine yardımcı olur. Ancak mide koruyucu olarak adlandırılmaları, mideyle ilgili bütün şikayetleri ortadan kaldıracakları anlamına gelmez" dedi. İlacın nasıl ve ne zaman kullanıldığının tedaviden alınan yanıtı etkilediğini vurgulayan Keskin, bu gruptaki ilaçların çoğunun sabah aç karnına kullanıldığında daha etkili olduğunu söyledi.

Devam Eden Yakınmalarda Eşlik Eden Belirtiler Yol Gösteriyor

İlaç kullanılmasına rağmen süren yanma ve ağrının her zaman reflüden kaynaklanmadığını belirten Doç. Dr. Keskin, mide mikrobu olarak bilinen helicobacter pylori enfeksiyonunun ve benzer yakınmalara neden olabilen diğer hastalıkların da araştırılabildiğini ifade etti. Safra kesesi ve pankreasla ilgili sorunların da hastanın belirtilerine göre değerlendirmeye dahil edilebildiğini kaydeden Keskin, özellikle yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, kanlı kusma ve siyah dışkılama gibi bulgularda değerlendirmenin ertelenmemesi gerektiğini vurguladı. Ailede mide veya yemek borusu kanseri bulunmasının da hekimle paylaşılması gereken bilgiler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

İleri İncelemeler ve Girişimsel Tedaviler Hastaya Göre Planlanıyor

Bazı hastalarda endoskopinin yanı sıra reflü ölçümüne ihtiyaç duyulabildiğini anlatan Keskin, yemek borusunun aside maruz kalmasının pH ölçüm yöntemleriyle değerlendirilebildiğini belirtti. İncelemeler sonrasında seçilmiş hastalarda endoskopik reflü tedavilerinin gündeme gelebildiğini söyleyen Keskin, antireflü mukozal ablasyon (ARMA) yönteminde mide ile yemek borusunun birleşim bölgesindeki yüzey dokusuna kontrollü bir işlem uygulandığını ve iyileşme sırasında oluşan doku değişikliğiyle geri kaçışın azaltılmasının hedeflendiğini anlattı. Endoskopik fundoplikasyonda ise özel cihazlarla içeriden dikiş veya sabitleme teknikleri uygulanarak bu bölgedeki bariyerin güçlendirilmesinin amaçlandığını ifade eden Keskin, işlemlerin kanama ve yutma güçlüğü gibi risklerinin bulunduğunu, yakınmaların tekrarlayabildiğini ve ek tedavi gerekebildiğini hatırlattı.

Günlük Alışkanlıklar ve Göğüs Ağrısının Değerlendirilmesi Önem Taşıyor

Reflü yakınmalarının yönetiminde günlük alışkanlıkların da ele alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Keskin, yatmadan önceki üç saat içinde yemek yenmemesini önerdi. Kahve, yağlı yiyecekler, narenciye ve sirkeli gıdaların yanı sıra alkol ve sigaranın da reflü yakınmalarını artırabildiğine dikkat çeken Keskin, göğüste hissedilen yanma ve ağrının doğrudan mideye bağlanmaması gerektiğini vurguladı. Kalp hastalıklarının da mide veya göğüs yanmasıyla kendini gösterebildiğini hatırlatan Keskin, özellikle göğüste baskı hissi ve boyuna ya da kola yayılan ağrı bulunduğunda acil değerlendirme gerektiğini sözlerine ekledi.

Etiketler