Uzmandan Kritik Uyarı: Horlama Kalp Krizi ve İnme Riskini Artırabilir
Yayın Tarihi: 12.03.2026 - 14:48
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, uyku apnesinin kalp krizi, inme ve ritim bozukluğu riskini artırabileceğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.
Samsun’da görev yapan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, basit horlama olarak görülen uyku apnesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşları erken tanı konusunda uyardı.
Uyku Apnesi Kalp ve Beyni Zorluyor
Nesrettin Fatih Turgut, uyku apnesinin sanıldığından çok daha yaygın ve ciddi sonuçları olabilen bir hastalık olduğunu söyledi.
Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı olan Turgut, uyku apnesi yaşayan hastaların gece boyunca onlarca hatta yüzlerce kez nefessiz kalabildiğini belirterek, bu durumun kandaki oksijen seviyesinin düşmesine neden olduğunu ifade etti.
Turgut, tekrarlayan oksijen düşüşlerinin kalbi zorladığını ve beyni strese soktuğunu vurgulayarak uzun vadede kalp krizi, ritim bozukluğu ve inme gibi ciddi kardiyovasküler hastalıklara zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Belirtiler Basit Horlamadan Daha Fazlası
Uyku apnesi sırasında üst solunum yolunun daraldığını veya tamamen kapandığını belirten Turgut, nefes akımının en az 10 saniye kesilebildiğini kaydetti. Bu durumun uyku bütünlüğünü bozduğunu ve vücudu gece boyunca kronik stres altında bıraktığını ifade etti.
Uzmanlara göre yüksek sesli ve düzensiz horlama, uykuda nefes durması, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, gün içinde aşırı uyku hali ve konsantrasyon sorunları önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Turgut ayrıca orta ve ağır derecede uyku apnesi bulunan kişilerde hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve Tip 2 Diyabet riskinin arttığını belirterek, gündüz aşırı uyku hali nedeniyle trafik kazası riskinin de birkaç kat yükseldiğini söyledi.
Tanı Uyku Testi ile Konuluyor
Uyku apnesinin kesin tanısının polisomnografi adı verilen uyku testi ile konulduğunu ifade eden Turgut, bu test sırasında solunum akımı, oksijen seviyesi, kalp ritmi ve beyin dalgalarının eş zamanlı olarak kaydedildiğini anlattı.
Elde edilen sonuçlara göre hastalığın şiddetinin belirlendiğini ve kişiye özel tedavi planı hazırlandığını söyleyen Turgut, tedavide CPAP cihazı, ağız içi apareyler ve bazı durumlarda cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini belirtti.
Erken Tedavi Hayat Kalitesini Artırıyor
Uygun tedavi uygulanan hastalarda gündüz uyku halinin azaldığını ve tansiyon kontrolünün kolaylaştığını vurgulayan Turgut, kardiyovasküler risklerin de önemli ölçüde düştüğünü söyledi.
Turgut, "Kaliteli uyku bir lüks değil, hayati bir gerekliliktir. Gece nefesiniz duruyorsa vücudunuz alarm veriyor demektir. Basit bir uyku testiyle hem yaşam kalitenizi hem de gelecekteki sağlığınızı koruyabilirsiniz" ifadelerini kullandı.