WhatsApp Artık "Çok Büyük Platform" Statüsünde
Yayın Tarihi: 27.01.2026 - 11:56
Avrupa Birliği, 45 milyon kullanıcı eşiğini aştığı için WhatsApp'ı 'Çok Büyük Çevrimiçi Platform' olarak sınıflandırdı. Mayıs ayına kadar yeni düzenlemelere uyum sağlaması gereken uygulama, sistemik riskleri düzenli olarak raporlamak zorunda kalacak.
Avrupa Birliği, dijital platformlara yönelik düzenleyici hamlelerinde tarihi bir adım daha attı. Dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulaması WhatsApp, AB ülkelerinde aktif 45 milyon kullanıcı eşiğini geçtiği için, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında "Çok Büyük Çevrimiçi Platform" olarak resmen sınıflandırıldı. Bu karar, WhatsApp'ı Facebook, Instagram, YouTube ve LinkedIn gibi devlerle aynı denetim kategorisine sokarken, milyarlarca kullanıcıyı ilgilendiren operasyonel değişiklikleri de zorunlu kılıyor. AB Komisyonu'nun açıklaması, artık hibrit bir hizmet olarak görülen uygulamanın, sadece özel mesajlaşma değil, aynı zamanda WhatsApp Kanallar özelliği ile bir içerik yayın platformu işlevi de gördüğünü vurgulayarak, bu genişlemenin beraberinde getirdiği sorumlulukların altını çizdi.
Mayıs Ayına Kadar Süre Var: Yasa Dışı İçerik, Seçim Manipülasyonu ve Gizlilik Risklerine Karşı Önlem Zorunluluğu
Yeni statüsüyle birlikte WhatsApp'ın önünde uyum sağlaması için kritik bir süreç başlıyor. AB Komisyonu, platforma yeni yükümlülüklerini yerine getirmesi için mayıs ayı ortasına kadar süre tanıdı. Bu yükümlülüklerin başında, platformun yapısından kaynaklanan sistemik risklerin düzenli olarak değerlendirilmesi ve bu riskleri azaltıcı önlemler alınması geliyor. Özellikle temel insan hakları ve ifade özgürlüğü ihlalleri, seçim süreçlerine yönelik manipülasyon girişimleri, yasa dışı içerik yayılımı ve kullanıcı gizliliğine yönelik endişeler, WhatsApp'ın yıllık risk değerlendirme raporlarında ele almak zorunda olduğu başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu, şirketin iç denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve algoritmalarının olası toplumsal etkilerini sürekli taraması anlamına geliyor.
Kanallar Özelliği Kilit Rol Oynadı: Geniş Kitlelere Yayın Yapma İmkanı Platform Tanımını Getirdi
WhatsApp'ın bu sınıflandırmaya alınmasında, birkaç yıl önce hizmete sunulan ve giderek popülerleşen WhatsApp Kanallar özelliği belirleyici bir rol oynadı. Bireylerin ve kurumların geniş kitlelere tek yönlü mesaj, duyuru ve içerik yayınlamasına olanak tanıyan bu özellik, uygulamayı geleneksel bir "iletişim aracı" olmaktan çıkarak bir "yayın platformu" haline getirdi. AB mevzuatına göre, bu tür geniş erişimli yayın imkanı sunan her hizmet, çevrimiçi platform olarak kabul ediliyor ve belirli bir kullanıcı eşiğini aşması durumunda da ek sorumluluklar yükleniyor. Bu durum, Meta'nın uygulama içindeki bu özelliğin geliştirilmesi ve yönetimine dair daha şeffaf ve hesap verebilir bir yaklaşım benimsemesi gerektiği anlamına geliyor.
DSA'nın Global Etkisi: WhatsApp'ın Tüm Kullanıcıları İçin Daha Şeffaf Bir Dönem Mi Başlıyor?
Avrupa Birliği'nin bu kararının etkileri sadece 27 üye ülke ile sınırlı kalmayabilir. Tıpkı Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR)'nde olduğu gibi, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) da küresel teknoloji devleri üzerinde bir "Brüksel Etkisi" yaratma potansiyeli taşıyor. WhatsApp'ın AB pazarı için geliştireceği daha güçlü içerik moderasyonu araçları, şeffaf algoritma raporlama sistemleri ve kapsamlı risk değerlendirme mekanizmaları, şirketin küresel operasyonlarına da yansıyabilir. Bu da, dünyanın geri kalanındaki milyarlarca kullanıcının, platformun Avrupa'daki kullanıcılar için sağlayacağı ek güvencelerden dolaylı olarak faydalanabileceği anlamına geliyor. Ancak, özel mesajlaşmanın doğası gereği ortaya çıkabilecek "arananız uçtan uca şifrelidir" güvencesi ile artan platform sorumlulukları arasındaki dengeyi nasıl kuracağı, WhatsApp ve ana şirket Meta'nın önümüzdeki dönemde cevaplaması gereken en zor soru olacak.