Kediler Kanser Araştırmalarında Yeni Model Olabilir
Yayın Tarihi: 21.02.2026 - 09:15
500 kedi üzerinde yapılan araştırma, kedi tümörleri ile insan kanseri arasında genetik benzerlik ortaya koydu.
Beş ülkede yaklaşık 500 evcil kedi üzerinde yürütülen genetik araştırma, özellikle meme kanseri başta olmak üzere bazı tümör türlerinin insan kanseriyle ortak genetik izler taşıdığını ortaya çıkardı. Bulgular, hem veteriner onkolojisi hem de insan tıbbında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Kediler Kanser Araştırmalarında Yeni Model Olabilir
Bilim dünyasında ses getiren çalışmada, farklı ülkelerden araştırma ekipleri yaklaşık 500 evcil kedinin tümör örneklerini mercek altına aldı. Yapılan genetik analizlerde, kedilerde görülen bazı kanser türlerinin insanlardaki kanserlerle benzer biyolojik mekanizmalara sahip olduğu belirlendi.
Uzmanlara göre bu benzerlik, kanserin oluşum sürecini daha iyi anlamaya ve hedefe yönelik tedaviler geliştirmeye katkı sağlayabilir. Özellikle ev ortamında yaşayan kedilerin, insanlarla aynı çevresel koşullara maruz kalması, araştırmayı daha da değerli kılıyor.
Meme Kanserinde PIK3CA Geni Dikkat Çekti
Çalışmada en çarpıcı bulgular meme karsinomları üzerinde elde edildi. Kedilerde sık ve agresif seyreden bu kanser türünde, “sürücü gen” olarak tanımlanan bazı genetik değişimler tespit edildi.
Öne çıkan genlerden biri olan PIK3CA, hem insanlarda hem de kedilerde meme kanseriyle ilişkilendiriliyor. Araştırmacılar, belirli gen mutasyonlarına sahip kedi tümörlerinin bazı kemoterapi ilaçlarına daha iyi yanıt verdiğini gözlemledi.
Bu sonuç, gelecekte genetik profillemeye dayalı, kişiselleştirilmiş tedavilerin hem insan hem de veteriner onkolojisinde yaygınlaşabileceğine işaret ediyor.
Aynı Ev, Ortak Risk Faktörleri
Uzmanlar, kedilerin sahipleriyle aynı evi paylaştığını ve benzer çevresel risk faktörlerine maruz kaldığını vurguluyor. Hava kirliliği, ev içi kimyasallar ve yaşam tarzı alışkanlıkları; hem insan hem de evcil hayvan sağlığını doğrudan etkileyebiliyor.
Bu durum, kanserin çevresel nedenlerini anlamada kedileri önemli bir “biyolojik gösterge” haline getiriyor. Bilim insanlarına göre elde edilen veriler, hassas (precision) veteriner onkolojisinin gelişmesine katkı sunarken, uzun vadede türler arası bilgi paylaşımı sayesinde daha etkili ve kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin önünü açabilir.
Araştırma, kanser genetiğinde yıllardır “kara kutu” olarak görülen bazı mekanizmaların çözülmesinde kedilerin kilit rol üstlenebileceğini ortaya koyarak, tıp dünyasında yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor.