Tokat’ta motosiklet kazası gibi gösterilen olayda hayatını kaybeden Hatice Yalman’ın ölümüyle ilgili davada üçüncü duruşma görüldü. Duruşmada söz alan acılı baba, sanığa "Çocuğumu geri getirsinler" diyerek tepki gösterdi.
Kaza Soruşturması Cinayet Dosyasına Dönüştü
29 Mart 2025’te Tokat kent merkezine bağlı Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde motosiklet kazası ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı halde buldu.
Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yalman, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yapılan adli incelemelerde genç kadının vücudunda kazayla uyumlu olmayan darp izleri tespit edildi. Olay yerinden yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan kanlı taşlardaki örneklerin Yalman’a ait olduğu belirlenince dosya cinayet soruşturmasına dönüştü.
Soruşturma kapsamında, Yalman’ın ölümünden yaklaşık iki saat önce bir büfede uluslararası literatürde "yardım çağrısı" olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüler de ortaya çıktı. Ancak büfe çalışanının bu işareti o an fark etmediği öğrenildi.
Sanık Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Olayla ilgili tutuklanan Mustafa Koç hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesi kapsamında “kasten öldürme” suçundan dava açıldı.
Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık Mustafa Koç ile birlikte tutuksuz yargılanan diğer sanıklar, taraf avukatları ve Yalman’ın yakınları katıldı.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Mustafa Koç hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederken, diğer şüpheliler için de suça iştirak kapsamında ceza istedi.
Mahkeme Salonunda Duygusal Anlar
Duruşmada söz alan Hatice Yalman’ın babası Duran Yalman, sanığa dönerek, "Benim çocuğumu getir. Kızımı yarım saatliğine alacağım deyip götürdü. Çocuğumu geri getirsinler" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Yaşanan gerginlik üzerine baba, mahkeme salonundan çıkarıldı.
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi için duruşmayı 6 Mart 2026 tarihine erteledi.
Kamuoyunda "uluslararası yardım işareti" detayıyla gündeme gelen dava, kadın cinayetleri ve erken müdahalenin önemi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.