Altın fiyatlarında son günlerde yaşanan hızlı yükseliş ve ardından gelen sert düşüş, yatırımcıları tedirgin etti. 8 bin TL seviyesinin üzerine çıkan altının kısa sürede 6.500 TL bandına gerilemesi özellikle küçük yatırımcıda paniğe yol açtı. Sosyal medyada gündeme gelen “kuyumcularda kuyruk var” ve “çeyrek altın bulunamıyor” iddialarının perde arkasını Karadeniz Gazetesi olarak araştırdık.
ALTIN GÜVENLİ LİMAN OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETTİ Mİ?
Altın piyasasındaki dalgalanmaları değerlendiren Abdurrahman Kahraman, altının uzun vadede güvenli liman özelliğini koruduğunu vurguladı.
Kahraman, “Altın hiçbir zaman güvenilir liman olma özelliğini kaybetmez. Savaş nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi ve devletlerin artan nakit ihtiyacı, piyasada geçici bir düşüşe neden oldu. Bunun kalıcı olduğunu düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇEYREK ALTIN BULUNAMIYOR İDDİALARI GERÇEK Mİ?
Sosyal medyada sıkça paylaşılan “çeyrek altın yok” iddialarına da açıklık getiren Kahraman, piyasada genel bir stok sorunu olmadığını belirtti.
“Stoklu çalışan firmalarda herhangi bir sorun yaşanmadı. Ancak stoklu çalışmayan bazı firmalarda kısa süreli sıkıntılar görülebilir. Bu durum üretim süreciyle ilgilidir, art niyet söz konusu değildir. Şu an vatandaşlarımız istedikleri ürünleri temin edebiliyor ve fiyatlara ekstra bir yansıma da olmadı” dedi.
SAVAŞ ALTIN FİYATLARINI NASIL ETKİLİYOR?
Küresel gelişmelerin altın fiyatları üzerindeki etkisine değinen Kahraman, özellikle jeopolitik risklerin belirleyici olduğuna dikkat çekti.
“Savaşın seyri altındaki dalgalanmaları doğrudan etkiler. Ancak savaş sonrası süreçte bu durum enflasyon olarak dünya ekonomilerine yansıyacaktır. Biz bu dalgalanmanın birkaç ay içinde dengeleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’de de enflasyona bağlı olarak yeniden artış görülebilir” diye konuştu.
“KREDİ ÇEKİP ALTIN ALMAK BÜYÜK RİSK”
Son dönemde bazı yatırımcıların kredi çekerek ya da varlıklarını satarak altına yöneldiği iddialarına karşı da uyarılarda bulunan Kahraman, bu tür hamlelerin ciddi risk taşıdığını söyledi.
“Evini satıp altın alarak kazancını katlama düşüncesi gerçekçi değildir. Bu tür risklere giren yatırımcılar büyük zarar yaşayabilir. Panikle hareket eden her zaman hata yapar” ifadelerini kullandı.
YATIRIMCILARA “PANİK YAPMAYIN” ÇAĞRISI
Piyasadaki dalgalanmaların geçici olduğunu vurgulayan Kahraman, yatırımcılara sabırlı olmaları yönünde çağrıda bulundu.
“Vatandaşlarımız bu tür dönemlerde acele karar vermemeli. Bir hafta, on gün ya da bir ay sonrasını göremeden yapılan işlemler büyük kayıplara yol açabilir. Sabırlı olunmalı, piyasalar normale döndüğünde fiyatlar da dengeye oturacaktır” dedi.
ALTIN VE GÜMÜŞTE DOĞRU YATIRIM STRATEJİSİ
Değerli maden yatırımı konusunda da önerilerde bulunan Kahraman, kademeli alımın önemine dikkat çekti.
“Altın ve gümüş piyasası zaman zaman fırsatlar sunar. Bu fırsatlar değerlendirilmeli ancak risk almadan, eldeki nakitle kademeli alım yapılmalıdır. Uzun vadede değerli madenler kazandırır. Günlük al-sat işlemleri ise risklidir” diye konuştu.
ALTIN BANKADAN MI KUYUMCUDAN MI ALINMALI?
Altın alımında tercih edilen yöntemlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kahraman, fiziki altının avantajlarına dikkat çekti.
“Bankalarla esnaf arasında fiyat farkları oluşabiliyor. Vatandaşlardan gelen şikayetler genellikle ‘fiziki altın alamıyoruz, bozdururken zarar ediyoruz’ yönünde. Fiziki altın alan vatandaş, farklı esnafları gezerek en iyi fiyatı bulabilir. Bu nedenle güvenilir kuyumculardan fiziki altın almak daha avantajlı olabilir” dedi.
KAHRAMAN: SABIR VE DOĞRU STRATEJİ
Kahraman, açıklamalarının yatırım tavsiyesi olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Dalgalı piyasalarda panik yerine sabır ve doğru strateji önemlidir. Savaşın sona ermesi ve ticaretin normale dönmesiyle birlikte piyasalar da dengeye kavuşacaktır.”
RÖPORTAJ: SUDE ÖZTÜRK - GÖKSU OKUMUŞ