REİS SALAH, FABİNHO VE MELİH
Yayın Tarihi: 20.09.2026 - 09:39
Muhammed Salah, Uğurcan ile karşı karşıya kaldığında yıllar önce Yattara’nın bir maçta yaptığı gibi yumuşak bir bilek hareketi gösterisinde bulundu. Sanki topu Uğurcan’ın soluna bırakacakmışçasına. Uğurcan solunu kapattı. Ama Salah ani bilek hareketiyle topu Uğurcan’ın sağına vurdu. Bu golle Trabzonspor oyuna adeta 1-0 önde başladı. Sonrasında olanlara baktığımızda şunu gördük. G.Saray sahaya iyi yayılmıştı. Fizik gücü iyiydi. Ön alanda pres yapıyorlardı. Ama bu presi kıran iki oyuncu vardı Trabzonspor’da. Biri kaleci Onana. Diğeri Fabinho. Son derece soğukkanlı bir şekilde rakibin baskısını söndürdüler. Trabzonspor oyunu geriden kuruyor, ince paslarla G:Saray’ın kalesini yokluyordu. Maç son derece tempolu sürüyordu. G.Saray da gol atabilirdi. Nitekim Onana rakip şutlarında da başarılı işler yapıyordu.
Dakikalar 39’u gösterdiğinde Salah, topu ters kanada Saviola’ya gönderdiğinde hiç kimse bu pastan bir asist doğacağını beklemiyordu. Saviola yerden mükemmel bir plase vurdu. Uğurcan’ın parmakları yetmedi bu usta vuruşu engellemeye.
Thomas Reis, yerinde bir değişiklik yaptı maç öncesi. İleri uca Franculino’yu yerleştirerek. Çok yerinde bir karardı. Onuachu evet çok büyük katkı verdi bu takıma ama şu sıralar formsuzdu. Ve yedek kalması gerekiyordu. Hoca daha atletik daha çabuk olan Franculino’yu tercih etti. Bu tercih Trabzonspor’un hücumdaki etkisini artırdı. Nitekim onun baskısı sonucu Salah ilk yarıdaki görkemli futboluna bir gol daha ekledi. Devreye 3-0 önde girmek G:Saray gibi bir rakip karşısında pek alışık olunan bir durum değildi. Bu skorun buraya gelmesinde hiç kuşkusuz başrol Salah’ındı. Ama ona eşlik eden kaleci Onana vardı. Sonra rakibin bir çok atağını silip süpüren etkisizleştiren yok eden bir Fabinho söz konusuydu.
İlk yarıda bir oyuncu daha vardı sahada gösterişsiz ama harika işler yapan: Melih. Evet Melih beni kendine hayran bıraktı. Ama özellikle de ikinci yarıdaki hamleleriyle bu hayranlığını daha da artırdı. Maçın başından sonuna kadar iyi bir oyun ortaya koydu. İkinci yarı top daha çok G.Saray’ın ayağındaydı. Ama o kadar. Trabzonspor iyi kapandı. Kontra ataklarla etkili olacağı izlenimi verdi. Nitekim Salah 80’de yine Uğurcan ile karşı karşıya kaldığı bir anda skoru 4-0’a taşıdı. Bu golle birlikte tüm dünya medyası Salah’ın hat-trick yaptığını yazacak. Salah olduğu için bu maçın skorunu tüm dünya bilecek. Daha önceki Trabzonspor-G.Saray maçlarından bu maçı ayıran en önemli özelliklerden biri de bu. Salah Türk futbolu için bir nimet. Trabzonspor için bir altın. Ben hakem olsam ona üçüncü golü attıktan sonra formasını çıkarttığı için sarı kart vermezdim. Kural ver diyor. Ama burada inisiyatif alırdım.
Thomas Reis hakkında çok yazı okudum. Özellikle genç gazeteci arkadaşımız Furkan Uzun çok iyi araştırmalara imza attı. Maç öncesi açıklamaları, maç içerisinde skor 3-0 iken yaptığı oyuncu değişiklikleri, Onuachu’yu küstürmemek adına sahaya sürmesi, onun hakkında okuduklarımızla örtüşüyordu. Hoca bir maçla göklere çıkartılmaz elbette. Ama Trabzonspor’a çok iyi geleceğinin sinyalini güçlü bir şekilde verdi. Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetimi bu kararlarında kuşkuya düşmesinler. Reis, Trabzonspor’a gerçekten çok iyi gelecek.