A+ A-
Yorum
10

Bardağı Dolu Tarafından Görmek

Yayın Tarihi: 29.01.2026 - 12:44 | Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 - 12:53

Türkçede çok güzel deyimler vardır.
Bunlardan biri de “bardağın dolu tarafından bakmak”tır.
Bakış açısını pozitife çeker, insanı daha huzurlu kılar.

Ben uzun yıllardır olaylara bu pencereden bakmaya çalışıyorum.
İşe yaradığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Şehrimizde elinde kalemle, telefonda parmakları hazır; eleştirecek bir şey arayan, her meseleye öfkeyle yaklaşan, iç savaşını kaybetmiş herkese de samimiyetle bu yöntemi öneriyorum.

Şimdi bu nereden çıktı?” diyeceksiniz…

Anlatayım.

Geçtiğimiz günlerde bir festival düzenlendi.
Üstelik devlet eliyle değil; bir ilçedeki esnafların kendi imkânları, kendi mütevazı bütçeleriyle.

İyisiyle, kötüsüyle, olaysız ve güzel anılarla sona erdi.

Elbette her şeyi toz pembe görecek değiliz.
Sanki beleşe gidip yiyip içmiş gibi “her şey harikaydı” da demiyorum.
Ama bu şehrin bir evladı olarak, taş üstüne taş koyanı da canından bezdirecek değilim.

 

Gelelim Uzungöl Kış Festivaline…

Hepimiz biliyoruz; Trabzon’da turizm 3 ayla sınırlı.
Geriye kalan 9 ayda pek çok işletme neredeyse kepenk kapalı yaşıyor.
Bu yüzden turizmi 12 aya yaymak hem şehir ekonomisi hem de istihdam için çok önemli.

Uzungöl esnafı da bu soruya kafa yormuş ve :
Trabzon’a, Uzungöl'e kışın nasıl insan çekeriz?” demişler.

Ortaya Kalandar Gecesi fikri çıkmış.
Fikir olgunlaşmış, destek veren belediyelerle birlikte 3 güne yayılan bir festival yapılmış.

Aldığım bilgilere göre kapı kapı dolaşılıp kimseden para istenmemiş.
Esnaf kendi arasında bir havuz oluşturarak, yükün büyük kısmını üstlenmiş.
Böylece eksiklerine rağmen iyi niyetli ve değerli bir organizasyon ortaya çıktı.

Peki neler daha iyi yapılabilirdi?

Önce ulaşım
Trabzon’un kronik problemi.

Akyazı’da maç günü, Meydan’da yoğun saatlerde, her büyük etkinlikte aynı manzara: trafik, karmaşa, sinir.

Nacizane fikrim şu:
Bizim artık her yere kendi aracımızla gitme alışkanlığından vazgeçmemiz gerekiyor.
Şehrin coğrafyası ve yol yapısı bunu zorunlu kılıyor.

Festivalde belediyenin yaptığı taşıma organizasyonu doğruydu.
Ama Uzungöl’de tek yol olan bölgeye büyük bir park alanı yapılıp, insanların araçlarını oraya bırakması sağlanabilirdi.
Sürekli ring yapan araçlarla yukarı çıkılsa…

Düşünsenize:
Trafik yok, kuyruk yok.
İnsanlar göl manzarasında yürüyor.
Zor değil, hatta Uzungöl için kalıcı bile olabilir.

 

İkinci eleştiri: Yiyecek–içecek meselesi.

Devlet kurumları ücretsiz köfte ve hamsi dağıtmış.
Bedava olunca kuyruklar oluşmuş, bu da doğal.
Izgara sonuçta, pişme süresi var.

Yine de güzel bir düşünce.
Önümüzdeki yıl daha düzenli hâle getirilebilir.

Göldeki bazı esnaflar çay, salep ve kahve dağıtmış ücretsiz yine.

Fahiş fiyat” iddialarınıda araştırdım.
Trabzonlu bir firma döneri 200 TL’ye sattığını söyledi.
Bugünün şartlarında bu rakamda bana makul geldi.
Yani özel bir şey istemediyseniz, festivale eğlenmeye geldiyseniz uygun fiyata da yemek vardı.

 

Bir diğer iddia: Konaklama fiyatları.

Festival boyunca Uzungöl’de tek fiyat politikası uygulanmış:
• Çift kişilik oda: 2.500 TL
• Oda + kahvaltı: 3.500 TL

0–6 yaş ücretsiz,
6–12 yaş 750 TL,
ek yetişkin 1.250 TL.

Bugün bir turizm bölgesiyle kıyasladığınızda bu fiyatlar bana abartılı gelmedi.
Daha uygunu varsa, söylesinler; biz de bilelim.

Sonuç olarak…


Eksikleriyle, kusurlarıyla ama iyi niyetle atılmış önemli bir adım var ortada.
Trabzon’a değer katacak bir organizasyonun temeli atıldı.

Evet, işletmeler para kazanacak.
Ama bu işin şehre katkısını da görmezden gelmeyelim.

Uzungöl’de görüştüğüm işletmeciler, önümüzdeki yıl daha görkemli, daha düzenli bir festival için şimdiden çalışmaya başladıklarını söylüyor.
İlk hedefleri: ulaşım ve trafik sorunu.

Seneye belkide festival bir haftaya belkide on güne yayılarak tüm bu sorunlar çözüme kavuşabilir.

Biz de önümüzdeki yıl yine gider,
doğrusunu–yanlışını yazarız.

Ama bir şeyi unutmadan!

Eleştirirken yıkmadan, destek verirken at gözlüğünü takmadan yazmalıyız …

Unutmayalım! Her şey Trabzon için

Etiketler