SON DAKİKA
SON DAKİKA


Haydi Abbas vakit tamam
10.07.2024
Dün gece siz yatağınızda mışıl mışıl uyurken, bu yaşlı dünya Ezop'tan girip La Fontaine'den çıkan masallar dinliyordu.

Ne çok şey olmuş meğer, ortalık tuz buz...

Siz horul horul uyurken gecenin karanlığında dorseler dolusu sığınmacı gelip şehirlere dağıldı katar katar...

Babası öldü Rize Fındıklı’nın Tatlısu Mahallesi'nde Nurten’in, İlhan’ın, Müfit’in, Bülent’in...

Uyuyordunuz siz her şeyden bihaber...

Gazze’de hastaneler bombalandı, tüyü bitmemiş yavrucaklar anasız babasız kaldı, bombalar altında can verdi tomurcuklar. Gayya kuyusu yarıldı sanki tüm dünyanın gözü önünde.

Uyuyordunuz siz, mışıl mışıl üstelik...

Türkiye’de hastanelerde ortalama 1300 hasta öldü o zifiri karanlık gecede, Birçoğu da gençti...

Ve dayanılmaz sancıları tuttu yoğun bakımdaki hastaların.

Bilemezdiniz siz...

Uykudaydınız çünkü.

Dün gece ne çok şey oldu...

Uyuyordunuz siz, üstelik kör kütük...

Çocuklar aç yattı taştan yataklarına... Gaziantep'te, Kahramanmaraş’ta, Malatya’da depremin üzerinden neredeyse iki yıl geçti, hala insanlar çadırlarda yarı aç yarı tok yaşamanın diyetini ödüyor.

Uyuyordunuz siz, akşamdan kalma külhanbeyi misali...

Reis Edirne’den Kars’a, benzinden çaya, uçana kaçana her şeye kallavi zam yaptı.

Daha başlangıçmış bu, yani fragman, zam sağanağı çok yakındaymış...

Uyuyordunuz siz, üç maymun rolüne soyunmuşçasına...

Türkiye’de 10 milyon emekli yine beklediğini alamadı devletten ve bir altı ay daha açlığa mahkum edildi.

Neden?

Çünkü; sükutu hayal yaşayan emekli sandık önüne geldiğinde 'Soğan ekmek yerim de Reis'i yedirtmem' demişti. Verdi yetkiyi gördü etkiyi!

Siz uyurken ne çok şey olmuş böyle...

Ortalık toz duman...

Mihrabı çöktü dünyanın...

Gözler kör, diller lal...

Vallahi bu ülke geleceğini kaybetti siz uyurken...

Gençlerin rüyaları vardı; medeni, güçlü, özgür, aydınlık, demokrat, mutlu bir ülkenin yüzü gülen insanları olmanın o hoş rüyası...

Şimdi herkesin gecesine pusu kurmuş kabuslar...

Emekli Hasan amca hayattan bıkmış, genç Batuhan şaşkın, geleceği için bel bağlamış ecnebi memleketlere. Dün gece her zamanki gibi işsiz babaların gözüne uyku girmedi.

Allah aşkına...

Artık uyanma vakti gelmedi mi?

Bu ülkede seçim olması için tüm gerekçeler var.

Seçim ya olağanüstü durumlarda ya krizlerde ya güvenlikte ya da halkın iktidara olan güveninin kaybolduğu zamanlarda elzemdir.

Halk devlet kurumlarının açıklamalarına güvenmiyorsa...

Yetkili merciler uzaya adam gönderirken manava emekli gönderemiyorsa...

Zemheri ayazında ecel terleri döküyorsa çiftçi İsmail emice...

Sanal hürriyet mahkeme kapılarında anasının ak sütü gibi savunuluyorsa...

Özbeöz düşünceye pranga vuruluyorsa...

Banka kuyruklarında heder olmuşsa vatandaş...

Borç batağında çırpınıyorsa yurdum insanı...

Garip gureba yardım çığlıkları atıyorsa postane önlerinde...

Gazetelerde, televizyonlarda çarşaf çarşafveriliyorsa kadın cinayetleri...

Meclis'teki beyzadelerin atışmaları vatandaşın inlemesini bastırıyorsa...

Dumura uğramışsa yasalar...

O ülkede seçim vakti gelmiş demektir.

***

Ölümü adeta göbek taşına yazan şairimiz Cahit Sıtkı'nın dizeleri geldi aklıma: Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. 

Kur bakalım çilingir soframızı;

Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;

Tam kenarında havuzun.

Aya haber sal çıksın bu gece;

Görünsün şöyle gönlümce.

Vur kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumana, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş`tan;

Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

***

Belki Beşiktaş'ta sevgilisi yok genç Mehmet'in ama o da ufukta batan gençliğini yaşamak istiyor bu karanlık dünyada!

Göstersin hükmettiğini zamana Hikmetamca...

Vursun vatandaş kırbacını sihirli seccadeye...

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap