SON DAKİKA
SON DAKİKA
O an...
9.03.2021

 
Merhabalar. Ülkece 11 şehidimizin ardından yüreğimiz yandı kavruldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Vatan evladı yiğit Mehmetçiklerimizin geride kalan ailelerine metanet ve başsağlığı diliyorum.

Meslek hayatım boyunca takip ettiğim şehit cenazelerinde yaşadığım duygu selini anlatırken kelimeler kifayetsiz kalıyor. Her anı hassasiyetle, metanetle takip etmeye çalışsam da pek mümkün olmadı, olmuyor.

İlk şehit cenazesi takibim. Kar tüm yolları kapamış. Ulaşım durma noktasında. Tabana kuvvet Trabzon Meydan’dan Bahçecik’e yürüyorum. Nihayet caminin avlusundaydım. Karşımda cemaat, önümde şehidimizin naaşı. Düşündüm ki daha acı ne olabilir? Meğer daha acı olan başka bir aşama daha varmış…

O güne kadar şehit cenazelerini havaalanında, camide ya da mezarlıkta takip eden ben; en acı ana gelmiştim. Her şeyden habersiz arkadaşlarıma atlattığımı düşünüp, gazetecilik refleksi ile müdürümün bana verdiği istihbarata odaklanmış, gazeteci arkadaşlarıma bir bahane üreterek yanlarından ayrılmıştım. Sadece mahalleyi bildiğim ama bulacağıma inandığım adrese doğru yola çıktım. Farkında olmadan yüreğim beni bulmam gereken evin önüne getirdi. Evin önünde askeri bir araç ve ambulans vardı. Henüz evde kimse yoktu, askerler eve birilerinin gelmesini bekliyordu. Ben de bekliyordum. Köşe başında elinde pazar poşetleri olan bir abla çıkıverdi. Birkaç adım attı, duraksadı, uzun uzun baktı. Askerler ablaya doğru yürüdüklerinde, pazar poşetleri yere düştü, sebze ve meyveler yuvarlanmaya başladı ve o an her şeyin bittiği, zamanın durduğu o an; bir insanın hayatında duyabileceği en büyük feryat, görebileceği en acı kareye canlı canlı şahit oluyordum.

Hani derler ya ‘önce gazeteci misin yoksa insan mı?’ Ben o gün hıçkıra hıçkıra salya sümük ağlaya ağlaya fotoğraf çektim. Her ikisiydim çünkü…

Benim için bundan daha ötesi yok. Aileye haberin ulaştığı ilk o an; acının, çaresizliğin, o şokun, ölümü konduramamanın ve aynı zamanda ‘Vatan sağ olsun’ maneviyatının zirve yaptığı andı. 

Bazı haberler okuduğunuzdan, izlediğinizden, dinlediğinizden çok daha fazlasıdır… Nasıl bir yürek yangınıyla yazılıp çizildiğini anlatmak mümkün değil. Hep düşünürüm ben fotoğrafı çekenim ya fotoğrafı çekilen ana, baba, evlat,kardeş, eş, sevgili, işte orada tıkanıyorum, orada söz bitiyor… Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, koca yürekli şehit annelerine, ablalarına, kız kardeşlerine selam olsun… Vatan size ve yetiştirdiğiniz evlatlara, kardeşlere, abilere minnettar.

 

Yorum Yap


550

mehmetçik
1 yıl önce
kalemine yüreğine sağlık
Deniz
1 yıl önce
Tarifsiz acı vatan saolsun!
Ayşe
1 yıl önce
Ancak bu kadar doğru ve net ifade edilebilirdi hissedilenler ... Şehitlerimize Allah tan rahmet ailelerine sabır dilerim .. vatan saolsun...
KEMAL GEDİK
1 yıl önce
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
arzu taş
1 yıl önce
Duygulanmamak elde değil
Şeyma
1 yıl önce
çok güzel bir anı çok duygulandım :(
Sami
1 yıl önce
Gazetecilere haksızlık eden herkese yazıklar olsun.
Şükrü
1 yıl önce
Çok güzel bir yazı elinize yüreğinize sağlık. Çok duygulandım.Keşke şu pandemiyi, mutant virüsü,aşıları,filyasyon çalışmalarını ''Lebalep kongreler'', ''Lebalep Tarikat lideri cenazeleri'' açısından değerlendip yazsanız da zevkle okusak.Lebalep bir yazı olsa

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap