SON DAKİKA
SON DAKİKA
Paylaşarak Büyümek…
21.07.2021

Paylaşmak, paylaştırmak lazım.

Yetkiyi de etkiyi de!

Üzüntüyü de, sevinci de!

Ve de Adem oğlunun “Beşer şaşar” ve de “güç bende” demeye, ifrata varmaya meyilli olduğunu unutmadan hareket etmek gerek.

Yoksa!

Kıssadan hisse…

*

Köyün birine eski zamanda bir çakmak getirmişler, çakmak o kadar kıymetli ki, sağı-solu yakmaması, yanlış işlerde kullanmaması için güvenilir birine teslim etmek gerekiyormuş. Köylüleri toplayıp bu ateş aletini kime verelim diye sormuşlar. Köylüler de muhtarı salık vermiş, “İhtiyaç duydukça alır, ateşimizi yakarız“  demişler.

Muhtar çakmağı alınca -ateşin sahibi olarak- giderek saygınlığı artmış, etrafında dalkavuklar, yağcılar toplanmaya başlamış. Saygı arttıkça muhtarın kibri de büyümüş.

Etrafından daha çok saygı, daha çok korku beklemeye başlamış. Ateşi kendine verenin köylüler olduğunu unutmuş. Dalkavukların da tahrikleri ile ateşi baskı ve korkutmak için kullanmaya başlamış, kiminin evini, kiminin tarlasını yakmış.

Tarlalar sürülemez, evler yaşanamaz hale gelmiş. Muhtarın baskısından köylüler yavaş yavaş köyden ayrılmaya başlamışlar. Ticaret durmuş, köye gelen çerçicilerin ayağı kesilmiş. Çevre köyler gelişirken, muhtarın köyü giderek gerilemiş.

Muhtarın köylülerinden biri kendileri gerilerken, çevre köylerin niçin geliştiğini merak edip, çevre köylerden birine gitmiş.

Oradaki zenginliği, bağı bahçeyi görünce sormuş; “Sizde çakmak yok mu?”

Köylüler; “var” demişler.

“Peki sizin köy böyle nasıl gelişti, bağınız, bahçeniz yanmadan nasıl böyle kaldı? Bizim köyde her şey tarumar oldu.”

Köylüler; “yoksa siz çakmağı bir kişiye mi verdiniz?”

“Evet, muhtara verdik.”

“Eyvah! büyük yanlış yapmışsınız, hiç çakmak bir kişiye verilir mi?”

“Siz öyle yapmadınız mı?”

“Hayır, biz öyle yapmadık, biz çakmağı bir kişiye verdik, çakmak taşını başka bir kişiye, benzinini başkasına verdik.

Ateş yakmak için üçünün bir araya gelmesi gerekiyor. Biri yanlış bir şey yapmaya kalksa, ötekiler izin vermiyor.”

“Desenize biz hepsini bir kişiye vermekle kendi kendimizi yakmışız!

BAYRAMLAŞALIM…

Namı değer, Basralı Ömer. Yani Ömer Hayyam…

Şöyle diyor:

“Sevgili bir başka güzelsin bugün,

Ay gibisin pırıl pırıl gülüşün,

Güzeller bayram günü süslenir,

Seninse bayramları süsler yüzün.”

Murat Taşkın’da; “Bayramdan bayrama süslenen değil, bayramları bile süsleyecek kadar, Allah’ın ‘insan’ diye yaratıp, ‘akıl’ ile donatıp, ‘kul’ hanesine kayıt edip, kullansınlar diye ‘irade’ verdiği has Adem oğullarından olalım” diyor.

Bayramınız mübarek olsun.

Yorum Yap


550

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap