SON DAKİKA
SON DAKİKA
Ahlak ve adaleti satanlar
11.04.2022

Eğer bir ülkede adalet satılıyorsa; O ülkede AHLAK-DEVLET-HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ yoktur. Bu üç evrensel değerin olmadığı yerde DEMOKRASİ yoktur. O ülkede başta Parlamento, Muhalefet Partileri, Yargı Kurumları, Hukuk Fakülteleri, Barolar, Basın adalet satılırken suskun kalıyorsa, onlar da yok demektir… İnsanların ikili, çoklu ilişkilerinde veya insanın toplumla ilişkilerinde doğru ve dürüst olması, adil ve vicdan sahibi olması, yalan söylememesi, başkalarının ve toplumun hakkını yememesi, çıkarlarını ve özgürlüklerini kullanıp savunurken başkalarının çıkar ve özgürlüklerini çiğnememesi ve olabildiğince başkalarını incitmemesini ahlak olarak tanımlayabiliriz. Bu değerlerin devletçe düzenlenip adalet mekanizması ve kolluk kuvvetlerince korunmasına kanun, adalet, yargı, hukuk diyoruz.

Bu değerlerin askıya alındığı, uygulanmadığı rejimlere “Dikta Yönetimi” denir. Bu yönetimlerde adalet kurumları, mahkemeler, yargıçlar, savcılar bağımsız adalet erkinin organları değil, diktatörün toplumu ve muhalifleri sindirme aletleridir. O kurumları diktatör tayin etmiş, düzenlemiş, sonra da ülke hukukunu bu hukuksuzluğa izin verecek şekilde yeniden tertip etmiştir! Hür dünya bu sahtekarlığa inanır mı? Elbette inanmaz. Dışlanırsınız!

CIA-FETÖ-AKP işbirliğiyle Türk Milletinin başına bela edilen “Tek Adam Yönetimi” de, hukuk devletinin ve ahlakın olmadığı bir yönetim tarzıdır. Zaten, son yapılan “Hukuk Rezaleti” bunun en önemli kanıtıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi vatandaşı gazeteci Kaşıkçı’nın İstanbul’da Suudi Başkonsolosluğunda katledilmesiyle ilgili olarak söylediklerinin mürekkebi henüz kurumadı!

İstanbul’da görülmekte olan bir cinayet davası, aynı konuda suçlanan katil zanlılarının ülkesine, Suudi Arabistan’a devredildi. Davanın Savcısı bu devri talep etti, Mahkeme Savcının talebini kabul etti, FETÖ’cu Adalet Bakanının onayı ile dosya toplam 12 dakikada, Suudilere gönderildi! Neden? Ne oldu da Cumhurbaşkanı yüz seksen derece dönüp dün ak dediğine bugün kara dedi? Ne veya ne kadarlık bir güç Erdoğan’ın dönmesine sebep oldu?

Bir ülke yönetimi adaleti satmaktan utanmıyorsa, kendisi dahil her şeyi satmaktan çekinir mi? Böyle bir yönetim ahlakı da paramparça etmiş olur. Çünkü, ahlakın sınırı kanunların sınırından daha dardır. Ahlakı çiğnemeden, kanunu çiğneyemezsiniz. Kanunu çiğniyorsanız, ahlaklı insan olma çizgisini çoktan geçmişsiniz demektir. Eğer bir ülke, milli kurumları, aydınları, basınıyla böyle bir hukuk ayıbı karşısında bile sesini çıkarmıyorsa durum çok kötü demektir. Türk Milletine sormadan, 10 milyon sığınmacıyı, Ortadoğu’nun itini-hırsızını-katilini-uğursuzunu vatanımıza doldurdular. Yavrularımızın ve gelecek nesillerimizin haklarını, vatanlarını savunmaktan aciz eşkıyalara harcadılar. Harcamadılar mı? Önümüzdeki on yıllar boyunca bu pisliği temizlemekle uğraşmayacak mıyız? Kimin böyle bir ihanete hakkı var ki?

Bu kadar çok parti varken, neden DOĞRU Partiyi kurdunuz diyenlere soralım; İktidarı anladık, aldığı emri uyguluyor ve cehaletten kaynaklanan ihanete devam ediyor. Ya muhalefet 20 yıldır ne yaptı? Hangi belayı engelledi? Suriyeliler vatanımızı işgal etti, davul zurna ile göndereceğiz, dediler! Davul zurna ile mi geldiler ki, öyle göndereceksiniz. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı, Türk Adaletinin satıldığı gün, Et-Süt Kurumunun kapısında kalmaya daha çok önem veriyorsa, o muhalefet de yok demektir.

DOĞRU Parti, devlet olmanın gereğini yapacak, ne kadar kaçak varsa, uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını derhal kullanacak ve kulaklarından tutup, geldikleri yere gönderecek. Laiklik ilkesi yüzlerce kez çiğnendi, muhalefetin toplu bir eylemini gördük mü? Aksine, ülkemizde Vatikan gibi görev yapacak “Diyanet Akademisine” oy vermediler mi?

Aziz Türk Milleti; Allah rızası için yetsin artık bu suskunluğunuz! Çalınan sizin hakkınız, özgürlüğünüz, yavrularınızın geleceği değil mi? Çocuklarınız yarın size sormayacaklar mı? Ülke dönüştürülürken neden sessiz kaldınız, diye? Halbuki, yapacağınız iş o kadar basit ki! Türk Milleti, Kovboydan-Çöl hırsızı bedeviden- Bölücü piçlerden değil, kendisinden emir alacak öz evlatlarına görev verecek ve onlara destek olacak! Gerisini Doğru Parti halleder. Hem öyle bir halleder ki, bırakın ihanet etmeyi, gerçekleştirmeyi düşünmeyi dahi akıllarına bile getiremezler…

Sağlık ve başarı dileklerimle…

Yorum Yap


550

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap