SON DAKİKA
SON DAKİKA
Tarih tekerrür etmesin !
13.10.2021

Mehmet Akif Ersoy, Safahat adlı eserinin 7’nci kitabında şöyle der; “Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey. Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” 10 Kasım 1938’de Atatürk son nefesini verdiği günün ertesinde “Karşı Devrim” dediğimiz, Şer-i düzen çalışmaları başladı! O günden 6 Kasım 2002’ye kadar, olayları tahlil edemeyen her sivil siyasetçi ve darbe yoluyla yönetimi ele geçiren her asker, İnönü’den Demirel’e, Menderes’ten Ecevit’e, Evren’den Özal’a “Karşı Devrim” değirmenine kimi bilerek kimi bilmeden sadece oy kaygısıyla, su taşıdılar.

6 Kasım 2002’den bu güne Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumları AKP tarafından paramparça edilmeye çalışıldı. Geldiğimiz noktada; Anayasa ve yasalarımız yürürlükte mi? Laik Cumhuriyetin kurucu değerleri yaşıyor mu? Sosyal hukuk devleti miyiz? Ülkede demokrasi, kişi hak ve özgürlükleri geçerli mi? Kuvvetler Ayrılığı prensibi var mı? Anayasa, yasa ve geleneklerimize uyuluyor mu? Tüm bunlar olurken; muhalefet partileri gerekli tepkiyi gösterip, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkabildiler mi? 20 senede TBMM’de, Türk milletinin aleyhine olan BİR YASAYI engellediler mi? Üniversiteler, aydınlar,  yüksek yargı, devletimizin üst düzey bürokratları, sendikalar, TÜSİAD, TOBB, TESK, STK’lar bir kere olsun “Yapamazsın” diyerek karşı çıktılar mı? Hiçbiri Anayasaya ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmadı. Aksine, AKP’ye yaranmak için yalakalık yarışına girdiler. Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve özgürlükler için mücadele etmek, bizler gibi “kendisinden vazgeçmeyi” göze alabilmiş birkaç siyasetçi ve çok az sayıdaki vatansever gazetecinin sırtına bırakıldı! Geldiğimiz noktayı en açık şekilde anlatmak için, TEK ADAM Erdoğan’ın geçen hafta muhalefet partilerine verdiği ültimatom yeterli olacaktır;

“ÜLKE YÖNETİMİNE TALİP OLDUKLARINI SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMELERİ KENDİLERİ İÇİN DAHA İYİ OLUR”

Yani seçimle gelen bir fani, Türk milletine ve tüm muhalefet partilerine diyor ki; “Yönetime talip olmaya kalkmayın, kafanızı kırarım. 15 Temmuz’dan sonra 20 Temmuz’da yaptığımın daha büyüğünü yapar, tüm muhalifleri içeri atar, istersem seçim de yapmam!” Herhangi bir demokraside bunu söyleyecek kişiyi o millet yaka-paça indirir. Peki bizler Türk Milleti olarak ne yapıyoruz? Hiç! Sanki çalınan bizlerin, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği değilmiş gibi, film seyreder gibi seyrediyoruz! 6 muhalefet partisi ise “dostlar alışverişte görsün” deyişinde olduğu gibi, güçlendirilmiş parlamenter sistem (!) için bir araya gelip dağılıyorlar! Anlatamadık ki! Siz 6 parti önce Erdoğan’ı demokratik ve dürüst bir seçime mecbur bırakacak ve onu sandıkta yenecek bir Cumhurbaşkanı adayı bulun, onu kazandıralım! Doğru insanı seçerseniz, o Cumhurbaşkanı seçildiğinin ilk günü, KHK ile yetkilerini Bakanlar Kurulu’na, TBMM’ye, bağımsız yargıya, devreder. Önce Türk devletini ve milletini AKP belasından kurtarmamız şart. Gerisi sonra! Bunu yapabilmek için

“MİLLİ MUHALEFET’İ”

“Demokrasi ve Hukuk Birliği” adı altında oluşturmamız gerek. Hepimizin yapmamız gereken önemli görevlerimiz var. Önce muhalefet partilerinden başlamamız gerek; CHP; Anayasamızın başlangıç kısmının ve ilk ALTI maddesinin değiştirilmemesi konusunda topluma net bir mesaj vermelidir. Sadece bir etnik grubun ve onun temsilcisi olduğunu iddia eden bir partinin dayatmasına kanıp, problemleri TBMM’ye taşımak Çözüm Süreci denen İhanet Sürecine dönmek tarihi tekerrür ettirmek olur. Bu tip sorunlarımızın çözümü, ülkemizin tamamını kapsayan “demokrasimizin standartlarını” yükseltmekten geçer. Bunu başarabilirsek, tüm problemlerimiz çözülecektir. İYİ Parti: Akşener, uzun yıllar TBMM Başkan Vekilliği yaptı. O dönemde bir kez olsun FETÖ aleyhine tek söz duymadık. Aksine adı “Hizmet Hareketi” olan CIA uşağı Cemaatin toplantılarına katıldığını ve FETÖ Liderine methiyeler düzdüğünü biliyoruz. Akşener, Anayasa ve Yasalarca yasaklanmış tarikat ve cemaatler hakkında ne düşündüğünü Türk milletine açıklamak zorundadır.

SAADET Partisi: Milli Görüş’ün devamı olduğunu söyleyen bir partidir. Rahmetli Erbakan İhvan Hareketinin Genel Sekreteri idi. (Kaddafi, çadırda yüzüne söylemişti) Tarikat ve cemaatlerle, etnik milliyetçilikle ilgili düşüncelerini açıklamaları gerek.

AKP KOVALAMALARI: Bu ikili henüz işledikleri suçların ve günahların hesabını vermediler. İkisi de federasyonu ve etnik milliyetçiliği, Kürtçe eğitimi savunur. Beyanları ortada! FETÖ ile oldular, sustular. Hırsızlıkları gördüler, devletin ve milletin soyulmasını gördüler ve sustular. Cumhuriyetin eserlerini sattılar, sustular. Irak’ta, Suriye’de insanların ölümüne Müslüman kadınların tecavüze uğramalarını gördüler, sustular. Türk milletini İngiliz bankerlerine soydurdular, yine sustular. Bu ikili, Türk milletinden özür dilemedikçe ve AKP’nin tüm pisliklerini anlatmadıkça, “Gizli Tanık” bile olamazlar… Aziz Türk milleti; ne bu ülke ne de siyasi partiler, genel başkanların malıdır. Çözüm üretip, Türk milletine sunmamız gerekir. Biz DOĞRU Parti olarak bunu yapıyoruz. Asla Türk milletini üzecek bir işin içinde olmayız. Canlı yayında Türk milletine açıklamalı! İşte o zaman tarihi tekerrür ettirmeyiz. Sağlık ver başarı dileklerimle…

Yorum Yap


550

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap