SON DAKİKA
SON DAKİKA
Trabzonspor veren değil, alan olacak
23.06.2022

Boşuna “Veren el, alan elden üstündür” denmemiş ki!

Ama söz konusu Trabzonspor olduğunda alanların sayısı, maalesef verenlerden çok ama çok daha fazla!

En azından bugüne kadar genelde hep böyle oldu.

“Hangi Trabzonspor?” diye soruyor iseniz cevabı hazır:

-“Büyük masraflar yapıp, epeyce de borcun altına girerek 2021-2022 Sezonu Süper Lig Şampiyonluğu’na kazanan bordo-mavililer.”

Şampiyonluk tamam.

Yeşil çimler üzerinde oynanan futbol da ki mücadele zaferle kazanıldı.

Sıra geldi, borçları azaltılmış, dolayısı ile ekonomisi düzeltilmiş Trabzonspor’u kazanmaya…

Başka çare var mı?

Yoktur!

Neden mi yoktur?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu, İstiklâl Savaşı’mızın muzaffer komutanı Mustafa Kemal Atatürk bunu net bir şekilde ifade ediyor:

“Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa zaferler yaşayamaz, kısa zamanda söner.”

*

Ezcümle gelelim tepeden tırnağa, tavandan tabana kadar saadete.

Özellikle de tabanı da sağlam bir şekilde oluşturması gereken taraftar denilenlere; ille de tribünleri dolduranlara.

Kendini gerçek manada taraftar sayanların hiç biri, tek bir tanesi dahi tribünlere giriş ücreti ödemeden girmemelidir. Daha doğrusu girmeyi Trabzonspor’a ekonomik anlamda yapılacak en büyük kötülük kabul etmelidir.

Etmeye çalışanların da tribünlerde yer alması için hiç kimse elini taşın altına koymamalıdır.

Çünkü bunun için taşın altına konulan her elin Trabzonspor’a iyilik değil, kötülük yaptığı artık bilinmelidir.

“Veren elin, alan elden üstün olduğunu” tekrarlayarak bizden söylemesi!

ALT YAPI BAŞTAN SONA…

Önceki hafta, “Yerlinin Yerlisi” ile Türk futbolunda devrim yaparak kayıtlara “Futbolcu Tarlası” olarak geçmiş Trabzonspor’un üsten idare edilen alt yapısındaki gidişatın uzun yıllardır iyi olmadığını değinmiştik.

Anlayabilenler için de kısadan hisse hesabıyla, “40 yılda sağbek Turgay, solbek Rahmetli Cemil gibi iki defans bile üretilemedi” demiştik.

Dediğimiz yerdeyiz.

Hele hele geride bıraktığımız sezon “Elit-U” statüsü ile çeşitli yaş gruplarındaki liglerde tek bir Trabzonspor Şampiyonluğu da olmayınca, hepten dediğimiz yerdeyiz.

O yerde de önümüzdeki reçeteye, “Alt yapı baştan sona, yani yönetiminden futbolcusuna kadar sil baştan yapılarak yeniden dizayn edilmeli” yazıyor.

Sanırım aynı reçete Trabzonspor Başkanı ve yönetiminin de önüne gitmiştir ki, alt yapıdan sorumlu olacak yöneticiler de dahil olmak üzere “tam değişim” yola çıktı.

Yeri gelmiş iken, bu değişimin temelinde kişiler değil, fikirler ve hareket şekli yatmaktadır. Onu da belirtelim.

TFF’NİN ALTTAKİ TÜRK’E YAPMADIĞI TEŞVİK…

Biz iki de bir “Alt yapı” diyerek çene çalıyor, kalem oynatıyor, tuşlara basıyoruz ama, Türk futbolunun sahibi olduğunu iddia eden TFF ne yapıyor? Kimi destekliyor?

İşte son açıklamadaki o kısım:

“…ilaveten kulüplerin 21 yaş ve altında olmaları koşulu ile, U14 milli takımı dâhil olmak üzere ülkesinin milli takımlarında en az 10 müsabakada oynamış 3 yabancı uyruklu futbolcu ile de sözleşme imzalayabilmelerine ve bu futbolcuları A Takım Listesine yazabilmelerine…”

Hani bir türkü var ya; “Ellere var da bize yok mu?” diye!

Yorumlamaya gerek var mı?

KİME HAKSIZLIK YAPILMADI Kİ?

Gerçi “hak ve hukukun Kaf Dağı’nın ardına gönderildiği” bir ülkede haksızlıktan şikayet eylemek de ne derece doğrudur?

Ama yine de TFF’nin olağanüstü kongresi vesilesi ile Trabzon cenahında hak penceresinden bakıldığında haksızlığa uğramış olanlar yok mu? Çok!

Seçilenin hakkı değil mi idi? Hakkı idi.

Peki tercih edilmeyenlerden birisi de “spor adamı” tarifinin içini her yönü ile  dolduracak tecrübe ve meziyetlere sahip Yılmaz Büyükaydın da değil mi idi?

“Sesi çıkmadı” diye haksızlığa boyun eğdi sanmayın!

Yılmaz Büyükaydın, “Burasının Türkiye” olduğunu ve de işlerin nasıl yürüdüğünü her kulvarda yaşamış, öğrenmiş biridir. Suskunluğu da asaletindendir.

Yorum Yap


550

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap