Trabzon Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin havalimanına verileceğinin açıklanması sonrası, camiada, ‘Tesislerden, Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz’ın adı kaldırılacak’ endişesinin yaşanmasıyla ilgili Karadeniz’e flaş açıklamalar yaptı.
Böyle bir şeyin akıldan bile geçirilmesinin son derece üzücü olduğuna dikkat çeken Ahmet Kaya, başta Rize olmak üzere, birçok ilde statlardan Atatürk isminin kaldırılmasını örnek gösterip, “Maalesef ülkede bir akıl, kimseye danışmadan, ben yaptım oldu mantığıyla kararlar veriyor. Aynı şeyi Avni Aker’de yaşadık. Yavuz Selim’de yaşadık. Mehmet Ali Yılmaz’a bu vefasızlığın yapılmasına izin vermeyiz” dedi.
İŞTE AHMET KAYA’NIN KARADENİZ GAZETESİ’NE YAPTIĞI O ÇOK KONUŞULACAK AÇIKLAMALAR:
-Sayın başkan, Trabzonspor’un kalbi olarak kabul edilen Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin istimlak edilmesi yönünde karar alındı. Taraftar ve camianın endişesi ise, bu tesisleri kendi cebinden alıp, yine kendi cebinden yaptığı harcamalarla Trabzonspor’a kazandıran Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz’ın adının yeni yapılacak tesislerde yer almayacağı yönündü. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Ahmet Kaya: “Aslında can sıkıcı bir konu… Bu sadece Trabzonspor tesisleri özelinde değil, genele dönüşmüş bir uygulama.
BU ÜLKENİN KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN İSİMLERİ STATLARDAN KALDIRILDI!
Şöyle düşünün; Türkiye’de bu toprakları bizlere vatan yapan büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk adını taşıyan onlarca stadyumlarımız vardı. Atatürk Statları. Hatta bir tanesi de Rize’deydi. Sonrasında bir tadilat, tamirat bakım, yeni stat yapıyoruz anlayışıyla birçok stattan Atatürk ismi kaldırıldı. Benzer bir süreci Trabzon’da yaşayacak mıyız endişesi taşıyor insanlar haklı olarak. Yani; dün yapılanlara baktığımız zaman yarın bunları yaşamamız muhtemel. Şimdi Mehmet Ali Yılmaz gurur duyduğumuz, Trabzon’a çok değerli hizmetler yapmış, Trabzonspor’a çok değerli hizmetler yapmış devlet adamı. Trabzon sevdalısı bir cumhuriyet, Atatürk sevdalısı… Yaptıkları ortada. Geriye bıraktığı değerli eser ortada. Trabzonspor tesisleri ortada. Böyle bir oldu bittiyle, birkaç aklın bir araya gelip, pişirip kotarmasıyla olacak işler değil. Bu şehrin kimliğini yok ettiler. Bakın bu şehirde bir Avni Aker Stadyumumuz vardı. Orada da bir oldu bittiyle, çok kıymetli anıların, şampiyonlukların yaşandığı hatta dün eski futbolcumuz Alanzinho geldi gitti. Orayı ziyaret etti. Orada anıları var. Hepimizin anıları var. Yaşanmışlıklar var, dramlar var. Mutluluklar var. Onları yok etmek kolay değil. Ama bir çırpıda orayı yok ettiler. Benzer bir uygulamayı haklı olarak; acaba Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’mizde yapacaklar mı? Endişesi kaygısı var. Çünkü dün yaptıkları yarın yapacaklarının işareti. Dün hoyratça bu kararları aldılar. Bütün o değerlerimizi, o kültürümüzü, geçmişimizi bir çırpıda yok ettiler, sildiler.
YAPILANLARI GÖRDÜKÇE KAYGILANMAMAK MÜMKÜN DEĞİL!
Dolayısıyla kaygılanmamak mümkün değil. Yeni yapılacak tessilere Mehmet Ali Yılmaz bakanımızın ismini verip vermeyecekleri belirsiz. Haklı olarak bizde kaygılıyız açıkçası. Ne yapılmak isteniyor? Hastanelerimiz satılıyor. Stadyumlarımızdan Atatürk ismi kaldırılıyor. Trabzonspor tesisleri oradan taşınmaya çalışılıyor. Bir aklı altı, bu şehirden görüş almadan, bu şehrin dinamikleri var. Meslek odaları var. Üniversitesi var. Bilim insanları aydınları var. Sivil toplum örgütleri var. Hiç görüş almadan bir akıl, oturuyor, düşünüyor, kotarıyor ve önümüze koyuyor. Biz bu dayatmayı artık kabul etmek istemiyoruz. Bunu stadyumlarda yaşadık, Avni Aker’de yaşadık, Yavuz selim sahamızda yaşadık, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’mizde yaşamak istemiyoruz.”
-Sayın başkan Yıldızlı’da Trabzonspor’a tesisleri için verilmesi planlanan arazinin yetersiz olduğu ve konum itibarıyla sıkıntı yaratacağı konuşuluyor ve tartışılıyor. Yeni yerle ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?
TRABZON LİMANI ŞEHİR DIŞINA ÇIKARILMALI!
“Yani, Trabzon Havalimanı’nı konuşmadan önce Trabzon Limanı’nı konuşmamız lazım. Eğer bu şehri düşünüyorlarsa, liman bugün şehrin içinde kalmış. Önce bu limanı buradan taşımamız gerekir diye düşünüyorum ben. Kömür, toz, toprak limanımız orada şehrin içinde. Ona müsamaha gösteriliyor, ama Trabzon Limanı’ya ilgili, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ni de içine alacak bir planlamadan bahsediliyor. Bakın; burada da bir samimiyetsizlik var aslında. Yani, yıllardır Trabzon Limanı’nın, Trabzon Havalimanı’nın büyütüleceği. Kapasitesinin artırılacağı hep konuldu. Ama ayrılan ödeneklere bakıyoruz, en son hatırladığım bir 20 milyon gibi, 20 bin lira gibi komik bir rakam ayrılmıştı. Şehir bununla yıllarca oyalandı.
TESİSLERİ ORADAN TAŞIMAK YERİNE YENİ HAVALİMANINA YER BAKILSIN!
Evet, Trabzon’da hava trafiği çok yoğun oluyor özellikle yaz aylarında. Fakat mevcut havaalanının bulunduğu alan. Azıcık genişlemeyle bu ihtiyaca rahatlıkla cevap verebilir. Mehmet ali Yılmaz Tesisleri’nin oradan kaldırılması, Trabzonspor’un elinden alınmasına gerek duyulmadan bence orada mevcut ihtiyacı karşılayabilecek şekilde düzenleme yapılabilir. Ya da aynı liman örneğinde olduğu gibi yeni bir havaalanı arayışına da girilebilir. Yani şu an havaalanı da liman gibi şehrin içinde kalmış durumda. Şehrin çok içinde kalmış, birçok şehirde havaalanları şehrin dışındadır. Ankara örneğinde olduğu gibi. Çok şehirde öyledir. Dolayısıyla, belki Trabzonspor tesislerimiz değil de havalimanının taşınması da düşünülebilir. Ya da mevcut haliyle iyileştirilerek ihtiyaca cevap verebilir hale getirilebilir diye düşünüyorum.
TRABZON İLE İLGİLİ KARARLAR, TRABZON’UN AKİL İSİMLERİNE DANIŞILMIYOR!
Yani, arka planda başka bir şeyler oluyor. Az önce bahsettiğim mantık var ya, bu şehirden. Bu şehrin dinamiklerinden saklanarak, onlarla paylaşılmadan ortak akıl arayışına girmeden, böyle bir akıl, kendince planlamalar yapıyor.
DAYATMALARA EYVALLAHIMIZ OLMAYACAK!
Bu şehrin insanlarına bunu dayatıyor. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Çünkü ortak akıl değil. Oturulsun, konuşulsun. Biz burada bir belediye başkanıyız. Ortahisar Belediyemiz var. Büyükşehir Belediyemiz var. Üniversitemiz var. Meslek Odalarımız var. Meslek Odalarımız’da birbirinden değerli bilim insanları var. Oturalım konuşalım. Akıl, bilim ne diyorsa, şehrin ihtiyaçları, şehrin gerçekleri ne diyorsa bunun üzerinde çalışalım. Ortam mutabakatta bir karar verelim. Biz de altına seve seve imza atalım. Ama arka planda bu şehirden, bu şehrin dinamiklerinden gizlenerek, birileri masa başında hesap, kitap yapıp kendilerine göre bir dayatma yapıyorsa buna da bizim eyvallahımız yok, hayır diyoruz.”