O, bu ülkenin Karadeniz topraklarının yetiştirdiği benzersiz bir halk ozanıydı.
Büyük ustaydı.
Milyonlarca hayran kitlesi vardı.
Türküleri bize.
İdeolojisi kendineydi.
*
Peki.
Vatanına.
Milletine.
Bayrağına.
Devletine bağlı mıydı?
Sonuna kadar bağlıydı.
Tek kişi bağlı değildi diyebilir mi?
*
Yaşamı boyunca garibe.
Fukaraya.
Kimsesizlere.
İhtiyaç sahibi öğrencilere.
Yardım elini uzattı mı?
Sınırsız uzattı.
Ama reklam aracı yapmadı.
Tek kişi reklam yaptı diyebilir mi?
*
Doğduğu.
Büyüdüğü.
Yetiştiği topraklara.
Arkadaşlarına vefalı oldu mu?
Kayıtsız şartsız oldu!
Tek kişi hayır diyebilir mi?
*
Yardım kuruluşlarına gelir kazandırmak için yüzlerce konser verdi mi?
Verdi!
İhtiyaç sahibi gençlerin düğünlerine de katılarak türküleriyle yanlarında oldu mu?
Oldu!
Kim aksini söyleyebilir!
*
63 öğrenciye burs veriyordu.
50’si Maçka'da babası olmayanlardı.
Hedefim 100 diyordu.
“Maçka'da bir babasız çocuk parasızlıktan okuyamıyorsa ve bana söylemezseniz size hakkımı helal etmem” diyordu.
Trabzonspor maçları için yüz tane kombine bileti alıp üniversite öğrencilerine gönderiyordu.
"Biriktirdiğin senin değil, paylaştığın senindir. Dünyaya el gibi çıplak geldim, el gibi çıplak gideceğim" sözleriyle “Tüm gelirimi eğitime bağışlayacağım”
diyordu.
Var mı böyle güzel bir kalp.
*
Sahne şovlarında söylediği sözleri gerçekmiş gibi algılayıp hakaret edenlere diyor diki “ben vasiyetimi yalnız aileme söylerim, seyircilerle paylaşmam.”
*
Yaratan var, o yargılar ancak. Ölmüş bir insanın arkasından sadece rahmet okunur.
Dindar olup olmadığı.
Müslümanlığın gereklerini yapıp yapmadığına gelince.
Bir ölünün ardından pervasızca ifadeler kullanmak bir Müslüman’a yakışır mı?
Kuran-ı Kerim’de ne yazıyor?
Allah ile kulunun arasına girmek doğru mu?
Herkes bu alemde yaptıklarının hesabını Yüce Allah’a vermeyecek mi?
Bizim elimizde birinin Müslümanlığını ölçecek bir alet mi var?
*
Bırakın bu konuşmaları!
Yüce dinimiz, “Ölülerinizin iyiliklerini, güzelliklerini anın ve kötülüklerini sarfı nazar edin." buyurmuştur. (Tirmizi, Sünen, Cenaiz, 33, II/215; Ebu Davud, Sünen, Edeb, 49, IV /275.)
Yani.
“Ölüde görülen iyi ameller söylenebilirse de kötü halleri söylemek caiz değildir.”
*
Güle güle Kuzeyin Oğlu.
Biz seni hep o güzel sesin, o güzel türkülerin, o güzel kalbin ve Atatürk sevdan ile hatırlayacağız.
Allah rahmet eylesin.
Mekanın cennet olsun inşallah.